Finances türkçesi Finances nedir
- Para.
- Bir şirketin ulaşabildiği parasal kaynaklar (veya şahsın, vb.).
- Mali durum.
Finances ile ilgili cümleler
English: A household is a group that shares the same living space and finances.
Turkish: Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.
English: I entrusted my wife with the family finances.
Turkish: Aile bütçesini karıma emanet ettim.
Finances ingilizcede ne demek, Finances nerede nasıl kullanılır?
Refinances : Yeniden ipoteğe sokmak. Yeniden ipotek ettirmek. Yeniden finanse etmek.
Underfinances : Yetersiz sermaye aktarmak. Yetersiz şekilde yatırım yapmak. Yetersiz şekilde fonlamak.
Finance act : Bütçe kanunu.
Finance bill : Finansman senedi. Bir bankanın bir başka ülkedeki banka üzerine çektiği uzun vadeli poliçe.
Finance charge : Toplam kredi maliyeti.
Finance market : Finans piyasası.
Finance oligarchie : Mali oligarşi. Kapitalizmin emperyalizm aşamasında, anonim şirket biçimindeki yapılanmalar aracılığıyla kendilerine ait hisse senetlerinin ötesinde bir sermayeyi yöneten ve bu yolla devletlerin iç ve dış siyasetlerinde söz sahibi olan, mali sermayeyi elinde bulunduran gruplar. Finans oligarşisi.
Finance oligarchy : Mali oligarşi. Kapitalizmin emperyalizm aşamasında, anonim şirket biçimindeki yapılanmalar aracılığıyla kendilerine ait hisse senetlerinin ötesinde bir sermayeyi yöneten ve bu yolla devletlerin iç ve dış siyasetlerinde söz sahibi olan, mali sermayeyi elinde bulunduran gruplar.
Finance manager : Finansman müdürü. Finans müdürü.
Finance official : Maliyeci.
İngilizce Finances Türkçe anlamı, Finances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Finances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bread : Maişet. Tıngır. Kazanç. Mangır. Mangiz. Rızk. Geçim. Yiyecek. Pane etmek.
Coffer : Değerli belge veya para saklamak için kullanılan dayanıklı metal kutu veya kasa. Keson. Kasa. Hazine. Koferdam. Tavan süsü. Tavan süslemek. Kutu. Çekmece.
Money supply : Para arzı. Para sürümü. Bir ekonomide dolaşımda bulunan her türlü paranın toplamı, diğer bir deyişle ekonominin sahip olduğu ödeme araçları stokunun tamamı. Para sunumu.
Brasses : Küstahlık. Cüret. Pirinç. Pirinç eşyalar. Yüksek rütbeli subaylar. Mangır. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide.
Cashes : Peşin para. Bozdurmak. Bozmak. Peşin ödeme. Nakit. Paraya çevirmek. Bozdurmak (çek). Peşin. Tahsil etmek.
Exchequer : Maliye bakanlığı. Maliye. Hazine. Finans kaynağı. Mali kaynaklar toplamı. Devlet hazinesi. Servet.
Chinks : Metalik ses çıkartmak. Metalik ses. Çatlak. Şıkırdamak. Yarık. Şıkırtı. Şıkırdatmak. Şangırdatmak. Temiz para.
Pocket : Sineye çekmek. Hazmetmek (hakaret). Üstüne yatmak. Duy. Torba. Gizlemek. Cebe koymak. Bastırmak. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Cebine atmak.
Bank : Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Kıyı. Sığdip. Sıra. Akarsu yüzü ile yatak yanlarının dokunum çizgisi. Basamak. Yığılmak. Küme. Parasal işlerini yapmak. Yığın.
Chink : Çinli. Çatlak. Şıkırtı. Şıkırdatmak. Metalik ses. Metalik ses çıkartmak. Şangırdamak. Yarık. Temiz para.
Finances synonyms : matching funds, escrow funds, medicaid funds, cash, boodles, banknote, financial condition, brass, financial affair, brassing, breads, pecuniary resource, financial state, monetary resource, assets, cash in hand, financial situation, funds, treasury, bunce, roll, beans, financial standing, circumstances, bankroll, chip, funds statement, financial status, financial position, coffering.

Bu kısımda Finances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Finances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Finances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Finances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.