Monetary fund türkçesi Monetary fund nedir
Monetary fund ile ilgili cümleler
English: IMF stands for International Monetary Fund.
Turkish: IMF Uluslararası Para Fonu (IMF) anlamına gelir.
Monetary fund ingilizcede ne demek, Monetary fund nerede nasıl kullanılır?
Monetary : Mali. Para. Parasal. Moneter. Para ile ilgili. Nakdi. Parayla ilgili. Paraya ait.
Fund : Sermayeye çevirmek. Özel yatırım. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Para. Yatırmak. Kaynak. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Para sağlamak. Stok. Yedek anamal.
European monetary funds : Avrupa para fonu.
International monetary fund : Uluslararası ticareti kolaylaştırmak ve ekonomik zorluklar ile mücadele eden ülkelere para yardımı sağlamak için 1944'te kurulan hususi bm kurumu. Üye ülkelerin döviz kurlarında istikrarı sağlama, rekabetçi devalüasyonları önleme, uluslararası ticaretin gelişmesini engelleyen kambiyo kısıtlamalarını kaldırma ve geçici dış ödeme sorunlarını gidermeye yönelik parasal işlevleri üstlenerek uluslararası ödemelerin aksamadan yapılmasını, dünya ticaretinin ve dünyada istikrarlı büyümenin sürmesini sağlama hedefine ulaşmak amacıyla 1944 yılında bretton woodsda toplanan birleşmiş milletler örgütünün para ve finans konferansında uluslararası imar ve kalkınma bankası ile birlikte kurulan ve 1947 yılında etkinliğine başlayan 184 üyeli uluslararası örgüt. İmf. Uluslararası para fonu. Imf. Döviz kurlarına istikrar getirmek.
The international monetary fund : Uluslararası para fonu.
Monetary aid : Para yardımı. Parasal yardım. Para ile yapılan her türlü yardım. krş. ayni yardım.
İngilizce Monetary fund Türkçe anlamı, Monetary fund eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monetary fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kitty : Pisi. Ortaya konan para. Kedi. Kedicik. Yavru kedi. Oyundaki para. Pot. Pisipisi.
Stock : Malzeme. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Et suyuna çorba. Gövde (ağaç vb.). Sap. Kızak (gemi). Hayvan mevcudu. Üremesi için (bir yere) koymak. Dipçik.
Riches : Hazine. Zenginlik. Servet. Varlık. Variyet. Mal.
Capital stock : Sermaye karşılığı alman hisse senedi. Paylara bölünmüş anamal. Esas sermaye hisse senedi. Hisse senetli sermaye. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylara bölünmüş ortaklık anamalı. kurucular ya da ortaklarca yüklenilen anamal. Temel anamal. Sermaye stoku. Hisse senedi sermayesi.
Capitals : Çıkar. Kar. Büyük harf. Kapital. Başkent. Kazanç. Büyük harfler. Sütun başı. Başkentler.
Share capital : Hisseli sermaye. Şirket hisselerinin toplam ön veya yüzey değeri. Hisse sermayesi. Paylara bölünmüş sermaye. Hisse senedi sermayesi. Hisselere bölünmüş sermaye. Hisse senedine dayalı sermaye. Bir şirketin toplam sermayesinin hisse senedi olarak çıkan kısmı.
Economic resources : Üretim faktörleri. Varlıklar. Finansal ve ticari araçlar. İktisadi kaynak. Zenginlik. Ekonomik kaynaklar. Refah. Ekonomik araçlar.
Capital : Başmal. Anamal. Büyük. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kar. Cezası ölüm olan. Baş. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç. gelir yaratma yeteneğine sahip ulusal veya uluslararası düzeyde her türlü mali veya fiziksel varlık. Önde gelen.
Fund : Finanse etmek. Para sağlamak (bir iş veya kimse için). Kaynak. Yatırım yapmak. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Para sağlamak. Stok. Para. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak.
Corpora : Ana kısım. Korpusun çoğulu, cisimler, vücutlar. Külliyat. Korpora. Kapital. Corpus kelimesinin çoğul hali. Yazarın tüm eserlerini içeren dizi. Yapı.
Monetary fund synonyms : principals, corpus, kitties, agents of production, financial resources.

Bu kısımda Monetary fund kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monetary fund ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monetary fund anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monetary fund ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.