Funkster türkçesi Funkster nedir

  • Funk müzik çalan müzisyen (caz türü).

Funkster ingilizcede ne demek, Funkster nerede nasıl kullanılır?

Funks : Yan çizmek. Korkmak. Korkak. Kaçınmak. Dehşete düşürmek. Çekinmek. Uzak durmak. Korkutmak. Dehşet. Korku.

Funk hole : Barınak. Siper. Hendeğe kazılan askerlerin saklanabildikleri veya uyuyabildikleri alan. Güvenli yer. Yamaca veya yere kazılan sığınak.

Blue funk : Sıfır moral. Moral sıfır. Üzgün tuh hali.

Funk : Çekinmek. Yan çizmek. Kaçınmak. Dehşete düşürmek. Korkmak. Korkutmak. Dehşet. Uzak durmak. Korku. Korkak.

Funked : Kaçınmak. Çekinmek. Korkutmak. Korkmak. Dehşete düşürmek. Yan çizmek.

Funky : Dehşete düşmüş. Korkak. Müthiş. Garip. Dehşet. O biçim. Fanki. Şık. Ağır kokulu. Çok iyi.

Funkier : Harika. Müthiş. Acayip. Ağır kokulu. Garip. Dehşete düşmüş. Şık. Dehşet. Korkak.

Funkiest : Acayip. Garip. Ağır kokulu. Harika. Dehşete düşmüş. Korkak. Şık. Dehşet. Müthiş.

Parliament funkadelic : George clinton ve bootsy collins tarafından 1970'lerde kurulan amerikan funk müzik grubu.

Funking : Yan çizmek. Dehşete düşürmek. Korkutmak. Korku. Kaçınmak. Korkak. Uzak durmak. Korkmak. Dehşet. Çekinmek.

İngilizce Funkster Türkçe anlamı, Funkster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Funkster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sell : Satılmak. Aldatmak. Alıcı bulmak. Dalavere. Kabul ettirmek. Kandırmak. Oyun. Ele vermek. Benimsetmek. Satış yapmak.

Vend : İşportacılık. İşporta işini yapma. Satmak. İşportada satmak. Satma teklifinde bulunmak. İşportacılık yapmak. Satıcılık yapmak.

Pitch : Taş döşemek (yol). Perde (ses). Yokuş (uçak). Vida adımı. Ziftlemek. İşportacı tezgahı. Aşama. Ses uzamı. Basamak. Aşağıya meyletmek.

Vendor : Bayi. Kendisinden mal satınalınan kişi. Bilgisayar, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi. Müteahhit. Satıcı. Satış makinesi. Tedarikçi. Bir nesneyi satan ya da adına satış yapılan kişi. Bir firma tarafından üretilen yemi satan veya dağıtan ruhsat sahibi özel veya tüzel kişi.

Trafficker : Satıcı (uyuşturucu vb.). Tacir. Kaçakçı.

Trade : İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Takas etmek. Sanat. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Alışveriş. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alışveriş yapmak. Zanaat. Almak. Tecim.

Hawk : Harç tahtası. Sokakta öteberi satmak. Avlamak. Avlanmak. Doğan. Sertlik yanlısı politikacı. Çıkarmak. Öksürmek. Öksürerek balgam çıkarma.

Cheap jack : Adi. Kalitesiz. Ucuz mal satan seyyar satıcı. Salı pazarı. Ucuzcu dükkan.

Monger : Tüccar. Perakendeci tüccar. Satıcı. Tacir.

Peddle : Seyyar sokak satıcılığı yapmak. Kapı kapı dolaşarak satmak. Seyyar satıcılık yapmak. Sokak sokak dolaşarak satmak. İşportacılık yapmak. Önemsiz şeylerle uğraşmak. Dolaşarak satmak.

Funkster synonyms : seller, deal, marketer, vender.