Furore türkçesi Furore nedir

Furore ingilizcede ne demek, Furore nerede nasıl kullanılır?

Create a furore : Sansasyon yaratmak.

Furores : Taşkınlık. Furör. Kızgınlık. Kudurma. Coşku. Heves. Sansasyon. Heyecan. Hiddet. Gazap.

Create a furor : Sansasyon yaratmak.

Furor : Gazap. Heyecan. Coşku. Furör. Kudurma. Kızgınlık. Taşkınlık. Hiddet. Sansasyon. Heves.

Furors : Gazap. Taşkınlık. Kudurma. Sansasyon. Hiddet. Heyecan. Furör. Heves. Coşku. Kızgınlık.

Fur coat : Kürk palto. Kürk manto. Kürk. Kürk ceket.

Fur beetle : Kürk böceği. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, kın kanatlılar (coleoptera) takımından, vücudu küçük ve silindir biçiminde olan, hem larvaları hem de erginleri kürk ve post kemiren bir tür.

Sulfurous acid : Sülfüröz asit. Sülfüroz asit.

Cefuroxime : İkinci kuşak sefalosporin türevi, beta laktamazlara dayanıklılığı fazla ve plazma proteinlerine düşük oranda bağlanan bir 7antibiyotik. Sefuroksim.

Sulfurous : Ateşli. Hararetli. Sülfür sarısı. Sülfüroz. Kükürtlü. Kükürtsü.

İngilizce Furore Türkçe anlamı, Furore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effusion : Dışarı akma. Lav taşması. Coşkunluk. Basınç altındaki uçunların küçük gözeneklerden geçişi; özdeş koşullarda değişik ucunların bağıl sızım hızları değişiktir. Bir dokuya veya vücut boşluğuna eksudat veya transudat niteliğinde sıvı sızması. eksudat veya transudat. Efüzyon. Sızım. Fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çok ufak bir delikten, tek tük gaz özdeciklerinin kaçması olayı. Sızınım.

 

Angriness : Çılgınlık. Öfkeli olma durumu. Sinirlilik.

Angering : Hiddet. Darıltmak. Öfke. Sinir. Kızdırmak. Fitil vermek. Öfkelendirmek. Hiddetlendirmek. Sinirlendirmek.

Furiousness : Sinirlilik. Şiddetli olma durumu. Çileden çıkarılmış olma durumu. Acımasızlık.

Ebullition : Taşma. Kaynama. Galeyan. Feveran. Coşku. Coşkunluk. Köpürerek taşma. Kabarma. Köpürme.

Clamorousness : Şamatacılık. Patırtılı olma. Vayvaycılık. Gürültü. Gürültülü olma. Gürültücülük. Yaygaracı olma.

Fusses : Özen göstermek. Yaygara koparmak. Telaş. Yaygara. Üzerine titremek. Gereksiz yere telaşlanmak. Ortalığı velveleye vermek. Titizlenmek. İnce eleyip sık dokumak.

Clamours : Feryat etmek. Çığlık. Yaygara koparmak. Bağırıp çağırmak. Yaygara. Feryat. Gürültü etmek. Patırtı. Haykırmak.

Disturbance : Taciz etme. Hata payı. Üzüntü. Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Huzursuzluk. Endişe. Fesat. Karışıklık. Bozunum.

Fracases : Gürültü. Gürültülü kavga. Patırtı. Kavga. Kavga kıyamet. Dalaş. Arbede.

 

Furore synonyms : fracas, chaoses, bad blood, anger, ballyhoo, annoyances, bedlam, angers, cult, effusions, fervor, excess, choler, effusiveness, chaos, exasperation, estrus, brouhaha, bawdiness, ebullience, annoyance, extravagance, furor, fervour, fashion, clamour, clamouring, craze, excesses, clamoured, boisterousness, abundance, ballyhoos.

Furore ingilizce tanımı, definition of Furore

Furore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Commotion. Enthusiasm. Excitement.