Fyi türkçesi Fyi nedir

  • Bilginiz için.
  • Sadece bilmeniz için.
  • Kendi bilginiz için (internet kısaltması).

Fyi ile ilgili cümleler

English: Ali examined the photo with a magnifying glass.
Turkish: Ali bir büyüteçle fotoğrafı inceledi.

English: Ali is apparently guilty of falsifying records.
Turkish: Ali kayıtları tahrif ettiği için görünüşte suçlu.

English: Ali examines the rock with a magnifying glass.
Turkish: Ali büyüteçle kayayı inceliyor.

English: Ali is terrifying.
Turkish: Ali korkunç.

English: Ali accused John of falsifying the results.
Turkish: Ali John'u sonuçları tahrif etmekle suçlandı.

Fyi ingilizcede ne demek, Fyi nerede nasıl kullanılır?

Acetifying : Ekşitmek. Asetikleştirmek. Ekşit. Ekşimek. Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek.

Acidifying : Ekşitmek. Asitleşen. Asitleştiren. Asitleştirmek. Asitleştirme. Asitlemek. Asitleşme.

Aerifying : Hava ile temas etmek. Hava ile doldurmak. Hava veya gaz haline dönüştürmek. Gaz haline getirme. Hava ile birleştirmek.

Amplifying : Genişletmek. Büyütmek. Artırmak. Geniş olarak açıklamak. Yükseltmek (ses).

Argufying : Münakaşa etmek. Tartışmak. Anlaşmazlığa neden olmak. Çekişmek.

Beatifying : Şad etmek. Aziz ilan etmek. Kutsamak. Çok sevindirmek. Aziz ilan etmek (ölmüş).

Calcifying : Kireç haline getirmek. Kireçlenmek.

 

Calcifying epithelioma : Pilomatrikom. Kalsifiye epitelyom.

Card verifying : Kart gerçeklemesi.

Beautifying : Güzelleştirmek. Güzelleştirici. Süslemek.

İngilizce Fyi Türkçe anlamı, Fyi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fyi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weekday : İşgünü. Hafta içi gün. Hafta arasındaki gün. Hafta içindeki gün. Bayağı gün. İş günü. Çalışma günü. Hafta arası günler. Hafta içi. Haftanın günü.

Ic : Anladım! (internet kısaltması). İnspirasyon kapasitesi. Jeton düştü. Aha!. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ic. Tümleşik devre. Genellikle bir silikon kırılcacığından yarı iletkene katılmış pek ufak, çok dayanıklı ve kendi başına bir dizge oluşturabilen minielektronik devre. Anlıyorum. Dinlenme durumunda normal bir soluk vermeden sonra en zorlu bir soluk almayla akciğerlere alınan hava hacmi, ıc, inspirasyon kapasitesi. solunum hacmiyle soluk alma yedek hacmi toplamına eşittir.

Justice department : Adalet departmanı. Adalet bakanlığı. Bir ülkenin hukuk işlerini yöneten devlet dairesi. Adli bölüm.

Doj : Department of justice (adalet bakanlığı). Federal yasarlı uygulamakla yükümlü hükümet bürosu.

Federal bureau of investigation : Fbi. Abd federal araştırma bürosu. Federal araştırma bürosu.

Law enforcement agency : Emniyet teşkilatı. Kolluk kuvveti.

Justice : Hakim. Hak. Türe. Yargı hakkı. Yargıç. Mahkeme. Hakkaniyet. Yargı. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Tüze.

 

Department of justice : Federal kanunları uygulamakla yükümlü hükümet organı. Adliye vekaleti. Adliye bölümü. Adalet bakanlığı. Doj.

For your information : Bilgilerinize sunarız. Bilginize sunulur. Bilgilerinize sunarım. Bilginize sunarım. Bilginize sunarız. Bilgilerinize. Sizin bilmeniz için. İlginize. Haberin olsun.

Friday : Cuma. Cuma günü.

Fyi synonyms : united states intelligence community, intelligence community, national intelligence community.

Fyi zıt anlamlı kelimeler, Fyi kelime anlamı

Inaccurate : Doğru olmayan. Hatalı. Kusurlu. Yanlış.