Galactic pole türkçesi Galactic pole nedir

  • Gökada kutbu.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Galaktik kutup.
  • Güneş merkezinden geçen ve gökada eşleğine dik olan doğrunun gökküresini deldiği noktalardan her biri.

Galactic pole ingilizcede ne demek, Galactic pole nerede nasıl kullanılır?

Galactic : Galaktik. Gökada ile ilgili. Samanyolu ile ilgili. Samanyoluna ait. Galaksi ile ilgili. Süt.

Pole : Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri. Bir gökcisminin, gökküresinin, bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi, küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Kutup. Eksenucu. Bir tutum ölçeğinde tam yandaş ve tam karşıt tutumların ölçek konumu ya da bir tutum sürekliliğinin iki ucu. Uç. Dikme. Direk. Leh.

Galactic centre : Gökada merkezi. Samanyolunun kütle merkezi olarak alınbilecek noktası (yaklaşık olarak yay takımyıldızı doğrultusu).

Galactic coordinates : Galaktik koordinatlar. Gökada konsayıları. Gökada enlemi ve boylamı.

Galactic equator : Güneş merkezinden (uygulamada yer üzerindeki bir gözlemciden) geçen ve samanyolunun dönme eksenine dik olan düzlem. Gökada eşleği.

 

Galactic latitude : Galaktik enlem. Gökada enlemi.

İngilizce Galactic pole Türkçe anlamı, Galactic pole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Galactic pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Albedo : Aklık derecesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık (astronomi terimi). Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık dercesi. Albedo. Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık. Beyazlık derecesi.

Aerolite : Meteorit veya meteor taşı. Havataşı. Taşımsı göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit. Aerolit. Göktaşı.

Absolute parallax : Salt ıraklık açısı. Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı.

Adhara : Büyükköpek'in e yıldızı. Adhara (cma).

Accuracy : Kesinlik. Sağıllık. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Doğruluk. Hassasiyet. İncelik. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Ayar. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Titizlik.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Absorptive power : Emici güç. Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

 

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

Absolute value : Saltık değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Salt değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Mutlak değer.

Galactic pole synonyms : altair, absolute brightness, almak, achondrite, accidental error, acceleration due to gravity.