Gambier türkçesi Gambier nedir

  • Boya pekiştirici sakız.
  • Boya pekiştirici macun.
  • Akasya sakızı.
  • Ohio eyaletinde yerleşim yeri.

Gambier ingilizcede ne demek, Gambier nerede nasıl kullanılır?

Gambia : Gambiya. Gambia.

Gambia fever : Gambiya kamçılısından ileri gelen ve özellikle sığırlarda öldürücü sonuçlar doğuran sıcak ülkeler hastalığı; paranagana. Gambiya humması.

Gambian : Gambiyalı. Gambiya'ya özgü. Gambiya'ya ait (batı afrika'da bir ülke). Gambiya.

Gambian sleeping sickness : Gambiya uyku hastalığı. Orta ve batı afrika’da insanlara glossina palpalis, g. tachinoides ve g. fuscipes türü çeçe sinekleriyle bulaşan, trypanosoma brucei gambiense adlı protozoonun neden olduğu, genellikle kronik seyirli hastalık, batı afrika tripanosomiyozisi.

Gambians : Gambiya. Gambiya yerlisi ya da sakini (batı afrika'da bir ülke). Gambiyalı. Gambiya'ya özgü.

Gambade : At sıçraması.

Gambias : Gambiya.

Gambadoes : Tozluk. At atlaması veya sıçraması. Getr (özellikle semere takılmış). At gibi sıçrama.

Gamba : Eski telli viyolonsel. Eski zamanlara ait yaylı bir kontrbas.

Gamb : Pati. Pençe (genellikle ayı veya aslanın).

İngilizce Gambier Türkçe anlamı, Gambier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gambier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı.

Adventure : Serüven. Tehlikeli iş. Örge. Vurgunculuk. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Yeltenmek. Macera. Riske atmak. Atılmak. Sefer.

Take a chance : Riske girmek. Şansını denemek. Şansını kullanmak. Şans yakalamak. Rizikoyu göze almak. Eline şans geçmek. Bir kere denemek. Riski göze almak. Denemek. Kendini riske atmak.

Acacias : Arap zamkı. Akasya. Mimoza.

Brownish yellow : Kahverengimsi sarı.

Assay : Çözümleme örneği. Ayarlamak. Ayar etmek. Tecrübe. Çözümlemek. Ayarını belirlemek. Analiz. Değerli maden içermek. Tahlil etmek. Tecrübe etmek.

Run a risk : Tehlikeye girmek. Rizikoya girmek. Tehlikeyi göze almak. Riske girmek.

Chromatic : Renksel. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renközü olan. renksemezin karşıtı. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkli. Renkle ilgili. Renklere ait. Renklerle ilgili.

Try : Girişim. Uğraşmak. Yoklamak. Yargılamak. Deney yapmak. Çalışmak. Atış hakkı (ragbi). Deneme. Denemek. Yeltenmek.

Attempt : Girişimde bulunmak. Teşebbüs. Deneme. Çalışmak. Girişim. Kalkışma. Kalkmak. Girişmek. Yeltenmek. Kalkışmak.

 

Gambier synonyms : luck through, yellow brown, luck it, go for broke, essay, seek, catechu, hazard, risk, chance, gum arabic, take chances.

Gambier zıt anlamlı kelimeler, Gambier kelime anlamı

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Perdesi değişmeyen. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz. Akromatik. Renksemez.

Winner : Ganyan. Büyük başarı. Güney dakota eyaletinde şehir. Kazanan. Birinci gelen. Galip. Birinci.

Loser : Beceriksiz. Kaybeden kimse. Ezik kimse. Başarısız kimse. Boş adam. Yenilen. Kaybeden. Mağlup. Zarar eden kimse. Hayatı kaymış.

Gambier ingilizce tanımı, definition of Gambier

Gambier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The inspissated juice of a plant (Uncaria Gambir) growing in Malacca. It is a powerful astringent, and, under the name of Terra Japonica, is used for chewing with the Areca nut, and is exported for tanning and dyeing.