Gamma chain türkçesi Gamma chain nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Igg, immünglobulinlerin ağır zinciri. dölüt hemoglobininde bulunan iki tip polipeptit zincirinden biri.
  • Gama zinciri.

Gamma chain ingilizcede ne demek, Gamma chain nerede nasıl kullanılır?

Gamma : Orta not (ingiliz ingilizcesi). Gama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gama j. Kontrast derecesi. Açındırılmış bir filmde, duyarlıkölçümü eğrisinin düz çizgisinin yatay çizgiyle oluşturduğu açıyla belirlenen, görüntü aktarma işlemi sertlik ölçüsü. Gamma.

Chain : Kümeölçüm çözümlemesinde küme üyeleri arasında beliren tek uçlu çekim bağı. Zincire vurmak. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Dekor zinciri. Dizi. Zincirlemek. Elini kolunu bağlamak. Silsile. Ölçme zinciri ile ölçmek. Ziya zinciri.

Gamma aminobutyric acid : Merkezi sinir sisteminde bulunan amino asit. Süpresif nörotransmiter görevi olan amino asit. Gamaaminobutirik asit. Gaba. Gama aminobutirik asit. Gama-amino bütirik asit. Gama amino butirik asit. Gama aminobütrik asit. Beyin ve omurilikteki ara nöronlarda yaygın bir biçimde bulunan ve glutamik asitten glutamik asit dekarboksilaz enzimi aracılığında oluşan, baskılanma yapıcı cevapların oluşmasından sorumlu olan amino asit yapılı nöromedyatörlerden biri, gaba.

 

Gamma caseine : Beta kazeinden proteolizis yoluyla üretildiği sanılan kazein fraksiyonu. Gamma kazein.

Gamma cells of hypophysis : Hipofizin gama hücreleri. Kromofob hücreler.

Gamma coefficients : Gama katsayıları.

İngilizce Gamma chain Türkçe anlamı, Gamma chain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gamma chain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Gamma chain synonyms : abo blood groups system, a chromosome, acacia, abductor muscle, a cell, abiotic factor.