Ganoine türkçesi Ganoine nedir

  • Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kalın, parlak ve saydam tabaka.
  • Ganoyin.
  • Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kaim parlak saydam tabaka.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Ganoine ingilizcede ne demek, Ganoine nerede nasıl kullanılır?

Ganoid : Parlak pullu. Parlak. Parlak pullu balık.

Ganoid scale : Bazı ilkel balıklarda görülen, genellikle ganoyin, bazen kozmin ve lamelli kemik tabakası içeren, bir köşesinde kulak biçiminde uzantısı olan, hem alt hem de üst yüzeylerine yeni tabakaların eklenmesiyle büyüyen, eşkenar dörtgen biçiminde pul çeşidi. Ganoit pul. Bazı ilkel balıklarda görülen, ganoyin, bazen kozmin ve lamelli kemik tabakası içeren, bir köşesinde kulak biçiminde uzantısı olan, hem alt hem de üst yüzeylerine yeni tabakaların eklenmesiyle büyüyen, eşkenar dörtgen şeklinde bir pul çeşidi. Ganoyit pul.

Ganoids : Parlak pullu balık. Bazı sınıflandırmalara göre, balıklar (pisces) sınıfından, parlak pullu, çoğunun soyu tükenmiş olan bir üst takım. Parlak pullular. Parlak.

Organoid : Kılgana benzeyen. Organa benzeyen. Organoit.

Organoit : Organoyit. Düzenli bir yapısı olma durumu.

Organography : Canlıların organlarını tanımlama. Organografi. Organ tanımı.

 

Oreganos : Yabani mercanköşk. Keklikotu. Güveyiotu. Güveyotu. Dağ keçisi. Mercanköşk. Farekulağı. İzmir kekiği.

Organogenesis : Organojenez. Organların kökeni ve gelişimi ile ilgi olan (biyoloji terimi). Organ üremesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Organogenez. Embriyoda organ ve organ sistemlerinin oluşması. Embriyo gelişiminde organ ve sistemlerin oluşmaya başladığı dönem. Organların oluşması ve gelişmesi.

Organographic : Organların tanımlanmasına ait. Organografik.

Oregano : Dağ keçisi. Güveyiotu. Mercanköşk. Farekulağı. Güveyotu. Keklikotu. Yabani mercanköşk. İzmir kekiği.

İngilizce Ganoine Türkçe anlamı, Ganoine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ganoine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Secretion : İfrazat. Bir bez ya da bez hücresinin salgı çıkarması. sekresyon. Gizleme. Salgılanma. Salgı. Saklama. Salgı bezinin kendine özgü salgı meydana getirmesi, sekresyon. Salgılama. Salgı bezi tarafından salgılanan madde. Ketumiyet.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Ganoine synonyms : ganoin, aardwolf, abramis zone, aardvarks, abo blood groups system, acacia, a cell, aardvark.

Ganoine ingilizce tanımı, definition of Ganoine

Ganoine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A peculiar bony tissue beneath the enamel of a ganoid scale.