Garnett türkçesi Garnett nedir

Garnett ingilizcede ne demek, Garnett nerede nasıl kullanılır?

Kevin garnett : Minnesota timberwolves'un profesyonel basketbol oyuncusu.

Clew garnet : Kuntra iskota.

Garnet : Nartaşı. Nartaşları. Grena. Lal taşı renginde. Palanga. Lal. Kayaç yapıcı mineral grubu. (aralarında karışımı yapan başka başka kimyasal bileşimli çeşitleri vardır. hepsinde metalimsi olmayan parıltı, akımsı çizgi ve kubusal dizgede kristaller vardır. almandin (demir ve alüminyum grena), kırmızı; sertlik 7-7.5, özgül ağırlığı 4.2. pirop: (magnezyum ve alüminyumlu grena): açık kırmızı; sertlik 7.5, özgül ağırlık 3,5. grossular (kalsiyum ve alüminyumlu grena) renksiz, akımsı, yeşilimsi; sertlik 6.5-7, özgül ağırlık 3.5. spesartin (magnez ve alüminyumlu grena): sarı, kırmızı;sertlik 7-7.5, özgül ağırlık 3.7. andradit (taneli nartaşı) (kalsiyum ve demirli grena), sarı, yeşil, kırmızı, kara; sertlik 6.5-7, özgül ağırlık 3.7. uvarovit (kalsiyum ve kromlu grena): yeşil; sertlik 7.5-8, özgül ağırlık 3.45. metamorf kayaçların en tipik mineral grubudur). Nar çiçeği. Nar kırmızısı.

Garnetiferous : Grenalı. Lal içeren. Lal ihtava eden. Lallı. Grena içeren.

Garnetlike : Lal taşına benzeyen (kıymetli taş türü). Lal gibi. Lal taşına benzeyen. Grenaya benzeyen.

 

Garnering : Kazanmak. Stoklamak. Depolamak. Toplamak. Stok. İstiflemek. Elde etmek. Almak. Tahıl ambarı. Biriktirmek.

Garner : Kazanmak. Depolamak. İstiflemek. Stoklamak. Tahıl ambarı. Stok. Almak. Toplamak. Biriktirmek. Elde etmek.

Garnishable : El konabilir. Süslenebilir. Süslenebilir (yiyecek hakkında). Haczedilebilir. Kanunen el konulabilir (örneğin, mülkiyet, para).

Garnered : Stoklamak. İstiflemek. Depolamak. İstiflenmiş. Depolanmış. Kazanmak. Almak.

Garnets : Palanga. Lal taşı renginde. Koyu kırmızı. Nar çiçeği. Grena. Nar kırmızısı. Lal taşı. Lal. Nartaşı.

İngilizce Garnett Türkçe anlamı, Garnett eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Garnett ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sincere : Samimi. İçi dışı bir. Hüsnüniyet. Doğru. Dürüst. Samimiyet. Candan. Sadık. Gönülden. Gerçek.

Gusset : Destek. Ek. Peş (kumaş). Guse. Parça. Peş eklemek. Peş kumaş. Payanda. Ek parça (kumaş). Peş.

Pocket : İç etmek. Veto etmek. Üstüne yatmak. Cebine indirmek. Kesim. Cebe indirmek. Belli etmemek. Cebe koymak. Gizlemek.

Fur : Kireç (çaydanlıkta veya borularda oluşan). Dil pası. Kazantaşı. Kürk ile süslemek. Kazan taşı. Kürk ile kaplamak. Kireç tabakası (çaydanlık vb.). Kürkle kaplamak. Bazı yumuşak tüylü hayvanlara ait tüyler. Kürklü hayvan.

Unmentionable : Ağza alınmaz. Kelimelerle anlatılamaz. Sözedilmesi çirkin. Söz edilmesi çirkin. Sözü edilmez. Çok kötü. Ağıza alınmaz. Lafı edilmez.

Leotard : Tek parça streç giysi. Sımsıkı elbise. Streç dansçı giysisi. Dansçıların giydiği mayo.

 

Bathing suit : Kadın mayosu. Mayo.

Sweat suit : Eşofman.

Gown : Önlük. Elbise. Uzun kadın giysisi. Gece giysisi. Biniş. Kadın geceliği. Cüppe. Rop. Cüppe giydirmek. Uzun etekli kadın elbisesi.

Skirt : Etrafından geçmek (bir yerin). Karı. Kenarını bastırmak. Baştan savmak. Değinmemek. Kenarından geçmek. Uzak durmak. Etek ile örtmek. Kenarından gitmek. Etek.

Garnett synonyms : leging, haick, widow's weeds, peplus, neck opening, fly front, peplos, kanzu, surgical gown, breechclout, burka, romper suit, burqa, article of clothing, washables, unitard, head covering, outer garment, workout suit, laundry, scapulary, atlanta, body suit, neckwear, hipline, silks, leg covering, overgarment, descemet, auburn, liner, allen, straightjacket.

Garnett zıt anlamlı kelimeler, Garnett kelime anlamı

Frivolous : Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Önemsizlik. Boş. Anlamsız. Manasız. Sulu. Fingirdek. Hoppa. Ciddiyetsiz.

Undergarment : İçlik. İç çamaşırı.

Overgarment : Üst giyim. Üst giysi. Giyimin üst katı.