Gearbox türkçesi Gearbox nedir

  • Sıkıştırılabilir.
  • Şanjman.
  • Şanzımanın yapısı.
  • Şanzıman kutusu.
  • Vites kutusu.
  • Şanzıman.
  • Dişli kutusu.

Gearbox ingilizcede ne demek, Gearbox nerede nasıl kullanılır?

Automatic gearbox : Vitesleri otomatik olarak değiştiren aktarım sistemi. Otomatik vites kutusu. Otomatik vites.

Auxiliary gearbox : Yardımcı vites kutusu.

Manual gearbox : Mekanik şanzıman.

Gearboxes : Şanzıman. Vites kutuları. Vites kutusu.

Gear box : Dişli çark mahfazası. Motor ile itici tekerlekler arasındaki dönüş oranı basamaklarını oluşturan dişlileri içeren kutu. Dişli kutusu. Hız kutusu. Şanzıman. Vites kutusu. Otomobilde hareketi sağlamak için birbirine geçmiş dişliler sistemi içeren küçük kutu. Dişli mahfazası. El freni dişli kutusu.

Gear down : Vitesi küçültmek. Vitesi azaltmak. Hızını kesmek. Yavaşlatmak. Yavaşlamak. Vites küçültmek. Frene basmak. Hızını azaltmak.

Gear box main shaft : Devinimi aradingil dişlisinden alan, üzerindeki dişliler aracılığıyla kamalı dingil dişlilerine oranlayarak aktaran dingil. Yardımcı dingil.

Gear cutter : Dişli frezesi. Freze bıçağı. Dişli tezgahı.

Gear level : Vites seviyesi. Vitesi düzleştirmek. (ingiltere ingilizcesi) vites değiştirme.

Gear change : Vites değiştirme. Dişli değiştirme.

İngilizce Gearbox Türkçe anlamı, Gearbox eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gearbox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transmission : Bilgisayar, bilişim, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulaşma. Bir ışınımın, içindeki tek renkli ışınların frekansları (devir sıklıkları) değişmeksizin, bir ortamdan geçmesi. Aktarma dişlileri. Yayın. Geçme. Gönderim. İletişim. Aktarma. İntikal.

Transmission shaft : Aktarma şaftı. Aktarım mili. Transmisyon şaftı. Aktarma dingili. Taşıma şaftı. Hız kutusunu ayıraca bağlayan değişmez hız eklemli dingil. Aktarma mili. Transmisyon mili. Aktarım şaftı.

Gearboxes : Vites kutuları.

Headstock : Ayna (torna). Şasi başlığı. Yatak. Baş dayak. Mesnet. Telli çalgılarda tellerin direncinin karşılanabilmesi için genellikle sapa göre daha büyük ve açılı tutulan, burguların da bulunduğu sapın uç kısmı. Beşik. Kafa. Torna başı.

Gearhead : Arabalar. Bisiklete binmenin veya manzaranın tadını çıkarmaktan çok dişlileri ayarlayarak zaman geçiren bisikletçi (ingiliz argosu). Mekanik araçlar ve bilgisayarlar gibi teknolojiler ve bunların tamiri bakımı gibi konularda meraklı ve becerikli kimse.

Transmission system : Gönderim sistemi. Şanzıman sistemi. İletim sistemi. Gönderme sistemi. İletim jüyesi.

Case : Çanta. Kutulamak. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Delil. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Tuhaf tip. Görüş. Sokmak. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun.

 

Shell : Topçu mermisi. Kabuğunu soymak. Kik. Kabuğunu çıkartmak. Yarış sandalı. Kabuk. Top ateşine tutmak. Kabuğunu çıkarmak. Top ateşiyle dövmek. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu.

Gear box : Motor ile itici tekerlekler arasındaki dönüş oranı basamaklarını oluşturan dişlileri içeren kutu. Hız kutusu. Dişli çark mahfazası. Dişli mahfazası. El freni dişli kutusu. Otomobilde hareketi sağlamak için birbirine geçmiş dişliler sistemi içeren küçük kutu.

Gearbox synonyms : gearcases, compressible, gearcase, gear case, journal box, casing, transmission box, transmission case, squeezable, gear housing.