Şanzıman nedir, Şanzıman ne demek

Şanzıman; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Motorlu taşıtlarda motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

(a.) (Türkiye'de) Filmlere genellikle yabancı kaynaklardan alınarak eklenen çok açık parçalar.

İngilizce'de Şanzıman ne demek? Şanzıman ingilizcesi nedir?:

şanjman

Şanzıman hakkında bilgiler

Motordan, baskı balata (Kavrama) yolu ile aldığı hareketi istenilen tork değerinde, şaft veya diferansiyele ileten aktarma organıdır.

Sözcük; Fransızca kökenli olup Boite de changement'dır (Okunuşu: Buat dö şanjman). Fransızcadaki anlamı "değişim kutusu"dur. Dilimize sadece "şanjman" sözcüğü alınmış ve "şanzıman" şeklinde değişikliğe uğrayarak Türkçeleşmiştir.

Şanzıman tanımı, anlamı:

Motor : Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. Motosiklet. Akaryakıtla işleyen deniz aracı.

Aktarma : Para aktarımı. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Aktarmak işi. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Arıları bir kovandan ötekine geçirme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.

 

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Motorlu : Motorla çalışan.

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Yükün : İyon.

Araban : Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri. Klasik Türk müziğinde bir makam.

Dişli : Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Dişleri olan. Beklenmedik düzeyde olan. Dişleri olan çark. Kaya balığı.

Toplu : Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Vücutça dolgun. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış.

Baskı : Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Bası sayısı. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres.

 

Diğer dillerde Şanzıman anlamı nedir?

İngilizce'de Şanzıman ne demek? : gearbox, transmission box

Fransızca'da Şanzıman : boîte de vitesse

Almanca'da Şanzıman : das Getriebe