Gedeş nedir, Gedeş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çelimsiz, zayıf, cüce (kimse).

Karnı şiş, hastalıklı kişi.

[Bakınız: gede].

Konuksever.

Gösterişi seven.

Onurlu.

Gedeş anlamı, kısaca tanımı

Gede : Çelimsiz, zayıf, cüce kişi. Annesi babası olmayan kişi. Aç gözlü, obur kişi. Arsız kişi. Yaşına göre daha akıllı görünen kişi. Niteliği düşük, kötü, aşağı (adam). Cimri. Karnı şiş, hastalıklı kişi. Erkek çocuğu. Sahil. Boyunduruğun sabana takılan kısmı. Gelişmemiş. Kötü. Çocuk

Konuksever : Konuklarına iyi davranan, onları iyi ağırlayan ve kendisine konuk gelmesinden hoşlanan, misafirperver.

Hastalıklı : Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Çelimsiz : Güçsüz, zayıf, nahif.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

 

Onurlu : Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Seven : Tarla ve bağların çevresine çit yapmak için çakılan kazıklar. Tarla ya da bahçe çevresine 3-5 metre aralıklarla dikilen ağaçlar. Sevgi duyan, sevgi dolu kimse, tutkun, âşık.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

Konuk : Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Çelim : Güç, kuvvet.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Seve : Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı.

Cüce : Boyu, normalden çok daha kısa olan (kimse). Gelişmemiş (bitki).

Onur : İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.

Diğer dillerde Geçmiştelik anlamı nedir?

Fransızca'da Geçmiştelik nedir ? : imparfait