Gemination türkçesi Gemination nedir

  • Gramer alanında kullanılır.
  • İç seste iki ünlü arasında bulunan bazı ünsüzlerin boğumlanmalarındaki tekrarlanma: iki / ikki, yedi / yeddi, yetti, otuz / ottuz, tokuz / tokkuz gibi. eski türkçede ve öteki türk lehçelerinde görülebilen ikizleşme olayı, türkiye türkçesinin yazı dilinde yoktur. genellikla bazı anadolu ağızlarında devam edegelen bir olaydır: yeddi "yedi" dokkuz "dokuz", sakkal "sakal", ıssırmak "ısırmak", gaşşıh "kaşık", ışşıh "ışık", yazzık, yazzıh "yazık" gibi. || lehçelerde uzun ünlülerin kaybından ortaya çıkmış telafi (yerine geçme) sesi niteliğinde ikizleşmeler de vardır: özb. sade > sadde, kum. taze > tazze, az. t. çakal > çakkal vb. || türetme, birleşme veya ses değişmesi yoluyla yanyana gelmiş bulunan yassı < yat-sı < yat-sıg, gömme < göm-me, yolluk > yol+luk, tuttum > tut-tu-m, ıssız > ıdı-sız gibi kelimelerdeki ikizleşmenin bu olayla ilgisi yoktur. || kubbe, mücella, muattal, müddet, cellat, hisse, cadde gibi araça kelimelerdeki ikiz ünsüzler de bu kelimelerin asıllarında var olan çift ünsüzlerdir. dilimizde son sesleri tekleşmiş olan his, zan, red, hak gibi arapça sözlerde ekleme veya birleşme sırasında kendini gösteren ikizleşme, bunların asıllarında zaten var olan seslerin yeniden ortaya çıkmasından ibarettir: hissetmek, reddetmek, zannetmek, hissi, redde, zanna, hakka vb.
  • İkizleşme.
  • Geminasyon.
  • Çift yapma.
  • Ünsüz ikileşmesi.
  • Çift olma.
 

Gemination ingilizcede ne demek, Gemination nerede nasıl kullanılır?

Geminations : Çift yapma. Geminasyon. İkizleşme. Çift olma. Ünsüz ikileşmesi.

Geminating : Çift olmuş. İkizleştirmek. Çift. Çift yapmak. Çift hale getirmek. Geminat. Çiftleşmek. Çiftli. Çiftler halinde. İkizleşme.

Geminate : Çiftler halinde. Çift yapmak. Geminat. Ünsüz ikizleşmesi. İkizleşme. Çift olmuş. İkizleştirmek. İç seste iki ünlü arasında bulunan ve vurguyu üzerinde bulunduran ikinci hece başındaki ünsüzlerin, açık ve zayıf boğumlanmalı ilk hece ünlülerinin etkisi altında, kendi hece sınırlarını aşacak bir yoğunlukla boğumlanmaları sonucunda, söz konusu ünsüzdeki tekrarlanmayı gösteren ses olayı: aşağı > aşşağı, aman > amman, azık > azzıh, ışık > ışşıh, ısır- > ıssır-, kaşık > gaşşıh, küçük > güççük, döşek > döşşek vb. bu olay sonunda açık ilk heceler zayıflıktan kurtulmakta ve birer kapalı heceye dönüşmektedir. Çift.

Geminated : Çiftler halinde. Çift olmuş. Çift. Çiftli. İkizleştirmek. Çift hale getirmek. Çift yapmak. Çiftleşmek. Geminat. İkizleşme.

Geminately : Çiftler halinde. Çift olarak. Çift çift.

Geminal : İkiz.

Ingeminate : Tekrarlamak.

Trigeminal : Kafatasına ait sinirlerin beşinci parçası ile alakalı (anatomi terimi). Üçlü. Üç ikiz sinire ilişkin.

Quadrigeminal : Kuadrijeminal.

Geminates : İkizleştirmek. Çift hale getirmek. Çiftleşmek. Geminat. Çift olmuş. Çift. Çiftler halinde. Çiftli. İkizleşme. Çift yapmak.

 

İngilizce Gemination Türkçe anlamı, Gemination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gemination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ablaut : Ünlü atlaması. Ünlü almaşması. Ses değişimi. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu.

Geminating : Çiftler halinde. Çift olmuş. Çift hale getirmek. Çiftli. Çift yapmak. Çift. Çiftleşmek. İkizleştirmek. Geminat.

Ablative : Ablatif. Den hali. Buharlaşan. İsmin -den halindeki. İsmin den hali. Çıkma durumu. Den halindeki. Çıkışlık hal. İsmin -den hali. Aşınan.

Adjektive : Sıfat. Somut ve soyut ad ve kavramları niteleme, belirtme, yer gösterme, sayı gösterme, sorma gibi çeşitli yönlerden vasıflandıran, sınırlayan kelime türü: doğru imla, ağır yük, uzun yol, ince iş, güzel fikir, hünerli kişi, doru at, kızıl elma, bin bir dert, tek yol, o zaman, bu durum; hangi iş vb. sıcacık, ışıltılı günü bekliyordu (y. kemal, ortadirek, s. 190). tekmil otların taze, yeşil, gıcır gıcır kokusuyla kokuyordu (y. kemal, göst, e., s. 191). taşbaşoğlunun keskin, umutlu gözleri teker teker üstündeydi (y. kemal göst.e, s. 301). tenha, sessiz yollarda yürür, yürürüm (p. safa, biz insanlar, s. 181). mavi duman, bir bilek damarı gibi kabartılı ve sıcak dudaklarından çıktı (s. faik, bütün eserleri 1, s. 69). biz de mükemmel bir yalancı olduk arkadaş! (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 298). bazen bir kaç hafta fazla, bir kaç gün fazla yaşamak işleri nasıl da alt üst ediyor (k. tahir, göst. e., s. 322). hacer! — ha bak, gelirken benim o uzun yeşil ipek başörtümü de getir (m.n. sepetçioğlu, çardaklı bacı, s. 96) vb.

Dimerisation : (britanya ingilizcesi) (kimya) iki özdeş molekülün birleşerek daha büyük bir molekül veya polimer oluşturmaları süreci (dimerization olarak da yazılır). Dimerizasyon. Aynı polinükleotit iplikçik üzerinde (dna) yan yana bulunan pirimidin bazları arasında özel bağların kurulması.

Dimerization : Dimerizasyon. (amerikan ingilizcesi) (kimya) iki özdeş molekülün birleşerek daha büyük bir molekül veya polimer oluşturmaları süreci (dimerisation olarak da yazılır). İki eş molekülün tek bir molekül oluşturmak üzere bireşimi.

Action verb : Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Kılış fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime. Eylem fiili. Hareket veya eylem fiili.

Accentuation : Ahenk durağı ile birbirinden ayrılmış kelime öbeklerinde, çok kez vurgulu hece üzerine düşen ve anlamı güçlendirmek üzere onun şiddetini artıran vurgu: ey türk gençliği/ birinci vazifen/ türk istiklalini/ türk cumhuriyetini/ ilelebet muhafaza/ ve müdafaa etmektir./ mevcudiyetinin/ ve istikbalinin/ yegane temeli/ budur./ bu temel/ senin/ en kıymetli hazinendir. (m.k. atatürk, nutuk, s. 607). || dur yolcu/ bilmeden gelip bastığın || bu toprak/ bir devrin/ battığı yerdir. || eğil de kulak ver/ bu sessiz yığın || bir vatan kalbinin/ attığı yerdir. (n.h. onan, çakıl taşları, ant., s. 921) vb. Vurgulama. Vurgu. Vurgu işaretleri koyma. Vurgulu okuma. Ahenk vurgusu. Vurgu işaretlerini koyma. Harekeleme. Belirtme.

Repetition : Tekerrür. Suret. Kopya. Aynı resmin birbiri ardından sık sık kullanılması. Ezberden okuma. Tekrar. Tekrarlama. Yinelenme. Yineleme. Tekrarlanma.

Accent intensive : Söz içinde çoğu zaman vurguyu üzerinde taşıyan hecenin daha şiddetli vurgulanmasıyla, bir maksadın, bir duygunun daha iyi belirtilmesini sağlayan vurgu: yazlığa bu hafta mı taşınıyor sunuz? hayır, gele ıcek hafta; bu sevimsiz olaylar karşısında adamcağız ımahvoldu; bu gayretler yapıldı ama sonuç olarak ıhiçbir şey getirmedi; ıamma da yaptınız, dedi, siz hiç hasta görmediniz mi? vb. Pekiştirme vurgusu.

Gemination synonyms : active verb, copying, abstract noun, accent of group, geminated, geminates, adams apple, duplication, geminate, action noun, geminations, adjectival construction, accidence, accusative, actif, active voice.

Gemination ingilizce tanımı, definition of Gemination

Gemination kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Duplication. Repetition. A doubling.