Geminate türkçesi Geminate nedir
- Çift hale getirmek.
- Çift.
- İkizleştirmek.
- Geminat.
- Çift yapmak.
- Gramer alanında kullanılır.
- Çift olmak.
- Çiftleşmek.
- Çiftler halinde.
- Çiftli.
- Ünsüz ikizleşmesi.
- İkizleşme.
- İç seste iki ünlü arasında bulunan ve vurguyu üzerinde bulunduran ikinci hece başındaki ünsüzlerin, açık ve zayıf boğumlanmalı ilk hece ünlülerinin etkisi altında, kendi hece sınırlarını aşacak bir yoğunlukla boğumlanmaları sonucunda, söz konusu ünsüzdeki tekrarlanmayı gösteren ses olayı: aşağı > aşşağı, aman > amman, azık > azzıh, ışık > ışşıh, ısır- > ıssır-, kaşık > gaşşıh, küçük > güççük, döşek > döşşek vb. bu olay sonunda açık ilk heceler zayıflıktan kurtulmakta ve birer kapalı heceye dönüşmektedir.
- Çift olmuş.
Geminate ingilizcede ne demek, Geminate nerede nasıl kullanılır?
Geminated : Çift olmuş. Çiftler halinde. Çift. İkizleştirmek. Çift yapmak. Çift hale getirmek. Çiftli. Geminat. Çiftleşmek. İkizleşme.
Geminately : Çift çift. Çift olarak. Çiftler halinde.
Geminates : Geminat. Çiftli. İkizleşme. Çiftleşmek. Çift hale getirmek. Çift. Çift olmuş. Çift yapmak. İkizleştirmek. Çiftler halinde.
Ingeminate : Tekrarlamak.
Geminating : Çift hale getirmek. Çiftli. Çift. Çift olmuş. Çiftler halinde. İkizleşme. İkizleştirmek. Çiftleşmek. Geminat. Çift yapmak.
Geminations : Çift olma. İkizleşme. Geminasyon. Çift yapma. Ünsüz ikileşmesi.
Bigeminal : Çift. Dual. İkili. Simetrik.
Gemination : Çift yapma. Çift olma. İç seste iki ünlü arasında bulunan bazı ünsüzlerin boğumlanmalarındaki tekrarlanma: iki / ikki, yedi / yeddi, yetti, otuz / ottuz, tokuz / tokkuz gibi. eski türkçede ve öteki türk lehçelerinde görülebilen ikizleşme olayı, türkiye türkçesinin yazı dilinde yoktur. genellikla bazı anadolu ağızlarında devam edegelen bir olaydır: yeddi "yedi" dokkuz "dokuz", sakkal "sakal", ıssırmak "ısırmak", gaşşıh "kaşık", ışşıh "ışık", yazzık, yazzıh "yazık" gibi. || lehçelerde uzun ünlülerin kaybından ortaya çıkmış telafi (yerine geçme) sesi niteliğinde ikizleşmeler de vardır: özb. sade > sadde, kum. taze > tazze, az. t. çakal > çakkal vb. || türetme, birleşme veya ses değişmesi yoluyla yanyana gelmiş bulunan yassı < yat-sı < yat-sıg, gömme < göm-me, yolluk > yol+luk, tuttum > tut-tu-m, ıssız > ıdı-sız gibi kelimelerdeki ikizleşmenin bu olayla ilgisi yoktur. || kubbe, mücella, muattal, müddet, cellat, hisse, cadde gibi araça kelimelerdeki ikiz ünsüzler de bu kelimelerin asıllarında var olan çift ünsüzlerdir. dilimizde son sesleri tekleşmiş olan his, zan, red, hak gibi arapça sözlerde ekleme veya birleşme sırasında kendini gösteren ikizleşme, bunların asıllarında zaten var olan seslerin yeniden ortaya çıkmasından ibarettir: hissetmek, reddetmek, zannetmek, hissi, redde, zanna, hakka vb. Geminasyon. Ünsüz ikileşmesi. İkizleşme.
Trigeminal : Kafatasına ait sinirlerin beşinci parçası ile alakalı (anatomi terimi). Üç ikiz sinire ilişkin. Üçlü.
Geminal : İkiz.
İngilizce Geminate Türkçe anlamı, Geminate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Geminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüme bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: işte bu odur! demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.
Mate with : Çiftleştirmek.
Mated : Eşlemek. Evlendirmek. Dengini bulmak. Evlenmek. Mat etmek. Uymak.
Couple : Bağlantı kurmak. Karı koca. Bağlamak. Birleşmek. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. Cinsel ilişkide bulunmak. Bitiştirmek.
Binary : İkili değer. Biner. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. 0 ya da 1 gibi iki değer alabilen bir nesne ya da kavramın bu niteliği, örn. ikili sayı. İki elemanlı. İki bileşenli. İki terimli. İkili alaşımlar gibi iki birleşenden oluşan. İkili.
Dipl : Diplo.
Actif : Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Ablaut : Ünlü almaşması. Ses değişimi. Ünlü atlaması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu.
Copulated : Bağlı. İlişkiye girmek. (hayvan) çiftleşmek. Bağlamak. Raptedilmiş. Çiftleşmek (hayvan).
Mates : Dengini bulmak. Evlenmek. Eşlemek. Evlendirmek. Uymak. Mat etmek.
Geminate synonyms : pairwise, adjektive, adams apple, geminating, diploid, mate, dual, occur, ambi, abstract noun, accent intensive, di, active verb, geminated, geminately, accidence, doublet, geminations, couples, active voice, conjugate, ablative, duplicate, binal, action noun, couples of, action verb, diad, gemination, copulate, dimerisation, accent of group, dimerization.
Geminate zıt anlamlı kelimeler, Geminate kelime anlamı
Vowel : Ünlü. Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Sesli harf. Sesli. Ünlü harf.
Disarrange : Düzeni bozmak. Karıştırmak. Bozmak. Dağınıklık. Dağıtmak. Düzenini bozmak.
Geminate ingilizce tanımı, definition of Geminate
Geminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Binate. Two together. To double. In pairs or twains. Twin. As, geminate flowers.

Bu kısımda Geminate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Geminate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Geminate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Geminate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.