Geoset türkçesi Geoset nedir
Geoset ingilizcede ne demek, Geoset nerede nasıl kullanılır?
Geoset manager : Harita yöneticisi.
Geoset to edit : Düzenlenecek harita.
Tables included in geoset : Haritanın içerdiği tablolar.
Tables to add to geoset : Haritaya eklenecek tablolar.
Geoscience : Yeryüzü ve özellikleriyle ilgili olan herhangi bilim dalı (örneğin, jeoloji, coğrafya, vs.). Yerbilim. Jeoloji bilimi. Coğrafya. Jeoloji. Yer bilim.
Geosimcities : Şehirle ilgili diğer bilgilerle birleştirilmiş tam ve gerçekçi görünen gerçek şehirlerin 3 boyutlu modelleri.
Geostatic : Jeostatik.
Geostrategic : Jeostratejik. Belirli bir bölgenin coğrafi şartlarını göz önünde bulundurarak politikalar ve askeri operasyonlar planlaması ile ilgili.
Geosphere : Jeosfer. Geosfer. Cansız bölümü. Hidrosfer ve biyosfer dışındaki katı. (atmosferden biyosfer- yaşam bölgesi ile ayrılmış olan). Yeryüzünün. Atmosfer. Yeryüzünün sert tabakası (litosfer) artı su kitleleri (hidrosfer).
Geosscience : Yeryüzü bilimi.
İngilizce Geoset Türkçe anlamı, Geoset eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Geoset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Get to : Gerekmek. -e gelmek. Lazım olmak. Yapıyor bulunmak. Şart olmak. Ulaşmak. -e varmak. Bağlantı kurmak. Noktasına gelmek. Dolabı sezmek.
Brent : Küçük bir kaz cinsi. Yosun kazı. Koyu renkli kaz. New york eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir.
Barnacle : Geminin altına yapışan kabuklu hayvan. Yabankazı. Yapışkan kişi. Kabuklu bir deniz canlısı. Yaban kazı. Bir eklembacaklı türü. Yapışkan tip. Kaya midyesi. Midyeye benzeyen kabuklu deniz hayvanı. Kabuklu deniz hayvanı.
Chart : Kayda geçirmek. Haritasını çizmek. Karmaşık sayısal çizelgeleri kolayca kavranır biçimde sunmaya yarayan çizimsel anlatım. Çizelge ile göstermek. Kaydetmek. Plan yapmak. Grafik. Göstermek. Çizim.
Provoke : -e neden olmak. Tahrik etmek. Kışkırtmak. Kızdırmak. Öfkelendirmek.
Brent goose : Baltık kazı. Koyu renkli kaz. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımından, esas kışlama yeri kuzey denizi olan ve türkiye'de de görülen, nehir ve deniz kıyılarında yaşayan, bitkisel besinlerle beslenen bir tür. beyaz yüzlü kaz. Ak yanaklı kaz. Kazsılar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 58 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara, kahve ve kül rengi karışık, kutuplara yakın yerlerde yaşayan bir tür. boynu hilalli kaz, yosun kazı. Yosun kazı.
Brant goose : Yosun kazı. Koyu renkli kaz.
Nettle : Kızdırmak. Öfkelendirmek. Isırgan. Sinirlendirmek. Isırgan gibi batmak. Kıl etmek. Sabırsızlandırmak. Ballıbaba. Isırganotu.
Bother : Musallat olmak. Rahat vermemek. Zahmet etmek. Rahatsız etmek. Canını sıkmak. Dert. Sinir bozmak. Can sıkmak. Daraltmak. Üzülmek.
Harry : Erkek ismi (henry ya da harold'dan türeyen). Rahatsız etmek. Yağmalamak. Yağma etmek. Bozmak. Yakıp yıkmak. Soymak. Eziyet etmek. Sinirini bozmak. Eziyet vermek.
Geoset synonyms : canada goose, greylag goose, branta leucopsis, graylag goose, canadian goose, chevvy, anseriform bird, chinese goose, anser cygnoides, anser anser, branta canadensis, chen caerulescens, blue goose, family anatidae, goose down, frustrate, dun, bedevil, honker, rag, irritate, anatidae, vex, gander, chivy, goad, chevy, needle, graylag, nark, chivvy, annoy, molest.
Geoset zıt anlamlı kelimeler, Geoset kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Geoset kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Geoset ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Geoset anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Geoset ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.