Gerber türkçesi Gerber nedir

  • Hayvan postlarından deri hazırlayan.

Gerber ingilizcede ne demek, Gerber nerede nasıl kullanılır?

Gerber daisy : Gerbera.

Gerber method : Gerber yöntemi. Sütte yağ miktarının saptanması amacıyla kullanılan yöntem.

Gerbil : Bir tür kemirgen. Çöl faresi. Kemirgen fanilyasından bir memeli. Çoğu zaman evcil hayvan olarak bakılan birkaç küçük oyuk açan kemirgen türünden herhangi biri (asya ve afrika'ya özgü). Bir kemirgen türü.

Gerbille : Bir kemirgen türü. Evcik küçük kemirgen. Çoğu zaman evcil hayvan olarak bakılan birkaç küçük oyuk açan kemirgen türünden herhangi biri (asya ve afrika'ya özgü). Çöl faresi.

Gerbils : Kemirgen fanilyasından bir memeli. Çoğu zaman evcil hayvan olarak bakılan birkaç küçük oyuk açan kemirgen türünden herhangi biri (asya ve afrika'ya özgü). Bir tür kemirgen. Çöl faresi. Bir kemirgen türü.

Take the gilt off the gingerbread : Tadını kaçırmak.

Ger : İsim görevi olan fiil şekli (gramer). Ulaç.

Gerah : Eski bir yahudi ağırlık ölçüsü.

Fingerboards : Telli çalgılarda sap. Keman sapı (ud vb.). Klavye.

Fingerbreadth : Bir parmağın genişliği (yaklaşık 2 cm {¾ inç}). Bir parmak eninde veya uzunluğunda.

İngilizce Gerber Türkçe anlamı, Gerber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gerber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Kibbutznik : Kibbutz üyesi. Kolektif çiftlikte yaşayan ve çalışan kimse (israil).

Committee member : Bir komiteye katılan kişi. Kurul üyesi. Komite üyesi.

Areopagite : Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Areopagit. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse.

Pledge : Söz. Vaat etmek. Yemin etmek. Güvence. Şerefine içmek. Rehine koymak. Karşılıklı anlaşma. Teminat. Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından el konulmak üzere sözleşmenin yapıldığı anda alacaklıya borçlu tarafından güvence olarak gösterilen taşınır veya taşınmaz değer. Vadetmek.

Integration : Entegrasyon. Bütünleştirme. Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlar çerçevesinde toplanarak bağlayıcı bir birlik oluşturmaları durumu. Tamamlama. Bireylerin, kişilerin, toplumsal kümelerin ya da daha geniş toplumsal bütünlüklerin, davranış düzenlerinin vb. değişik ya da çatışan birimlerinin uyumlulaşıp karşılıklı bağımlılık içinde birleşmeleri süreci. Bütünleme. Hızla kentleşen bir yerleşim yerinde, kente yeni gelenlerle orada eskidenberi oturmakta olanlar arasındaki kopukluğun ortadan kalkması, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi süreci. kente yeni göçmüş olanların yerleştikleri yeni kesimlerin, kentin bir parçası durumuna gelmesi süreci. Kültür değerlerinin, budunsal azınlıkların, toplumsal öbeklerin bir bütüne alınışı, bir bütüne dönüşmesi. Bütünleşme. Tümlevleme.

 

Cabalist : Kabalist. Yahudi kabala öğretisi öğrencisi veya kendini buna adamış kimse ((hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Board member : Kurul üyesi. Yönetim kurulu üyesi.

Tribesman : Kabile üyesi. Oymak üyesi.

Clansman : Klan üyesi kimse. Klan üyesi.

Club member : Grup üyesi. Bir kulübe ait kimse. Kulüp üyesi.

Gerber synonyms : homeboy, fellow member, sodalist, homegirl, kolkhoznik, rotarian, fellow, joiner, charter member, clanswoman, amalgamation, consolidation, brother, sister, commissioner, uniting, huddler, conservative, rosicrucian, councillor, associate, council member, inductee, clan member.

Gerber zıt anlamlı kelimeler, Gerber kelime anlamı

Nonmember : Üye olmayan kişi. Üye olmayan kimse.

Unclothed : Çıplak. Elbiselerini çıkarmak. Açmak. Açığa çıkarmak. Soymak.