Gestalten türkçesi Gestalten nedir
- Gestalt.
- Birleşik bir bütün oluşturan ve bireysel unsurlarından belirlenemeyen konum ya da yapı (psikoloji terimi).
Gestalten ingilizcede ne demek, Gestalten nerede nasıl kullanılır?
Gestalt factor : Gestalt faktörü.
Gestalt psychology : Bütünlük teorisi. Biçim ruhbilimi. Yaşantıların birbirinden ayrı olarak değil de birimler halinde incelenmesi gerektiğini; özgül uyaranlar ne olursa olsun organizmanın her zaman bütün olarak tepkide bulunduğunu ileri süren ruhbilim görüşü. Form psikolojisi. Geştalt ruhbilimi. Geştalt psikolojisi. Gestalt psikolojisi.
Gestalt theory of learning : Geştalt (öğrenme) kuramı. Zihin görevlerinin bütünsel niteliğine önem veren, öğrenmenin bütünü algılamakla başladığını ileri süren bir öğrenme kuramı.
Gestalt therapy : Gestalt terapisi. Hastanın geçmişinden çok şu anki yaşamının üzerinde duran psikolojik terapi yöntemi. Geştalt terapi.
Gestalt : Birleşik bir bütün oluşturan ve bireysel unsurlarından belirlenemeyen konum ya da yapı (psikoloji terimi). Geştalt.
Gestates : Gebe olmak.
Gestate : Gebe olmak.
Gestagen : Progesteron gibi etki eden kimyasal maddeler. Gestajen.
Gestapos : Gestapo.
Gestatio monoembriyonica : Monozigotik ikizlik. Tek yumurta ikizliği.
İngilizce Gestalten Türkçe anlamı, Gestalten eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gestalten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carry : İçermek. Başarmak. Elde etmek. Menzili olmak. Çekmek. Satışa sunmak. Sağlamak. Büyülemek. İletmek. Başarı kazanmak.
Gestalts : Geştalt.
Expect : Sanmak. Beklemek. Ümit etmek. Zannetmek. Bebek beklemek. Ummak. Düşünmek. Beklenti içinde olmak.
Give birth : Doğumun gerçekleşmesi. Doğurmak (bebek vb). Doğum yapmak. Kurtulmak. Doğurma. Doğurmak.
Have : -si olmak. Kabul etmek. Aldatmak. Etmek. Göz yummak. Yaptırmak. Malik olmak. Elde etmek. Bulunmak. Zorunda olmak.
Preconceive : Tarafgirlik. Önyargılı olmak. Peşin hüküm vermek. Önyargıda bulunmak.
Birth : Başlangıç. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Dünyaya getirme. Sop. Yavrulama. Kodak kökeni. Doğuş. Doğum. Köken. Tevellüt.
Conceive : Kurmak. Hamile kalmak. Anlamak. Aklı almak. Karşılaşılan sorunları, yeni durumları ve düşünceleri zihinde oluşturmak. düşünmek. 3.-anlamak. Ortaya çıkarmak. Kavramak. Düşünmek. Göz önünde bulundurmak.
Conceptualise : Tasarlamak. Hayal etmek. Kafasında canlandırmak. Kavramsallaştırmak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualize). Canlandırmak. Tasavvur emek.
Have a bun in the oven : Hamile olmak. Karnı burnunda olmak. Hamile kalmak. Bebek beklemek. (birisinden) hamile kalmak.
Gestalten synonyms : create by mental act, design, find, create mentally, bear, discover, conceptualize, deliver.

Bu kısımda Gestalten kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gestalten ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gestalten anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gestalten ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.