Get out of sight türkçesi Get out of sight nedir

  • Görüş uzaklığının dışında kalmak.
  • Gözden kaybolmak.
  • Görüş alanının dışında çıkmak.
  • Ortadan kaybolmak.
  • Gözle görülemeyecek kadar uzaklaşmak.

Get out of sight ingilizcede ne demek, Get out of sight nerede nasıl kullanılır?

Get : Uymak. Anlamak. Uğraşmak. -tırmak. Elde etmek. Sızmak. Etmek. Bulmak. Başlamak. Varmak.

Out : Dışarı. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Dışarıda. Yanmak. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Kovmak. Nakavt etmek.

Of : İle ilgili. -dan. Li. Yüzünden. Hakkında. -nın. Den. Nin. Karşı. In.

Sight : Görme yeteneği. Gözlem yapmak. Nişangah. Görüş alanı. Gözlemlemek. Görülen şey. Ç.görülmeye değer yerler. Görme gücü. Görmek.

Get out of : Dışarı çıkartmak. Elde etmek. Bırakabilmek. (bir yerden) çıkmak. Dışarı çıkartıp uzaklaştırmak. Sıyrılmak. Dışarı sızmak. Sorumluluktan kaçmak. Uzaklaşıp kurtulmak. Sağlamak.

Get out of debt : Borçtan kurtulmak.

Get out of a scrape : Beladan kurtulmak. Yakasını kurtarmak. Yakayı kurtarmak.

Get out of control : Kontrolden çıkmak. Ateş bacayı sarmak. Kontrol dışına çıkmak. Gemi azıya almak. Azıtmak. Şirazesinden çıkmak. Kontrolü dışına çıkmak.

Get out of hand : Kontrolden çıkmak. Denetimden çıkmak. Çığrından çıkmak. Azmak. Yoldan çıkmak. Elden kaçmak. Çapraşık hale gelmek. İdare edilememek. Çığırından çıkmak. Bozulmak.

 

İngilizce Get out of sight Türkçe anlamı, Get out of sight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get out of sight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fade away : Yavaş yavaş yok olmak. Unutulup gitmek. Canlılığını yitirmek. Solmak. Rengi atmak. Sönmek. Yok olmak.

Clear off : Bir yeri tahliye etmek. Bir yeri boşaltmak. Açmak. Yok etmek. Çekip gitmek. Bitirmek. Defolmak. Tabanları yağlamak. Borç ödemek.

Die out : Yok olmak. Ortadan kalkmak. Tükenip gitmek. Tükenmek. Yavaş yavaş ortadan kalkmak. Nesli tükenmek. Soyu kurumak. Soyu tükenmek. Birer birer ölmek. Tamamen yok olmak.

Dissolves : Erimek. Feshetmek. Çözmek. Dağılmak. Çözülmek. Çözünmek. Halletmek. Bozmak. Yok etmek. Sona erdirmek.

Evanish : Kaybolmak. Yok olmak. Zail olmak. Diftongun daha zayıf telaffuz olunan ikinci kısmı. Uçmak. Kaybolup gitmek. Sıfıra eşitlemek. Tarihe karışmak. Dilbilim.

Fade : Kaçmak. Unutulup gitmek. Sıvışmak. Uçmak. Açılma - kararma. Açmak. Rengi atmak. Karartmak. Gevşemek.

Clearing off : Yok etmek. Çekip gitmek. Ortadan kaldırmak. Bitirmek. Defolmak.

Evanesced : Silinmek. Yok olmak. Zail olmuş. Buharlaşmış. Kısa zamanda silinip gitmiş. Yavaş yavaş gözden kaybolmuş. Kaybolmuş. Çabuk unutulmuş.

Evanishes : Sıfıra eşitlemek. Kaybolup gitmek. Yok olmak. Diftongun daha zayıf telaffuz olunan ikinci kısmı. Tarihe karışmak. Uçmak. Dilbilim. Zail olmak. Kaybolmak.

Dissolve into thin air : Yer yarılıp içine girmek. Kayıplara karışmak.

Get out of sight synonyms : evanesces, dissolve, clear out, disappear, disappears, make oneself scarce, be lost, recede, duck out, evanished, evanescing, hive off, disappeared, evanesce, cuts, fades.