Geyserite türkçesi Geyserite nedir

  • Geyserit.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Geyzerit.
  • Geyzer sularından çökeltilen silisli bir tortu.
  • Gayzerit.
  • Kaynaktaşı.

Geyserite ingilizcede ne demek, Geyserite nerede nasıl kullanılır?

Geyser : Geçişli ısıtıcı. Şofben. Termosifon. Geyzer. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Şofben (havagazıyla veya doğalgazla çalışan). Düzenli ya da düzensiz aralıklarla havaya sıcak su ve buhar kolonu fışkırtan doğal kaynak. Gayzer. Kaynaç. Sıcak su kaynağı.

Geysers : Kaynaç. Sıcak su fıskiyesi. Şofben. Termosifon. Gayzer. Sıcak su kaynağı. Geçişli ısıtıcı. Su ısıtıcı. Şofben (havagazıyla veya doğalgazla çalışan).

İngilizce Geyserite Türkçe anlamı, Geyserite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geyserite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive cone : İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

 

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Geyserite synonyms : glyceryl ester, absolute age, after shock, acid fumarole, abyss, glycerole, abrasive power, absolute chronology.

Geyserite ingilizce tanımı, definition of Geyserite

Geyserite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A loose hydrated form of silica, a variety of opal, deposited in concretionary cauliflowerlike masses, around some hot springs and geysers.