Gill bar türkçesi Gill bar nedir
- Solungaç ipliği.
- Solungaç yayları üzerinde sıralanmış gaz alış verişini sağlayan iplikler.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Gill bar ingilizcede ne demek, Gill bar nerede nasıl kullanılır?
Gill : Balık, yumuşakçalar ve birçok eklem bacaklının vücut yüzeyinden veya sindirim sisteminin kimi bölümlerinden köken alan genellikle ince duvarlı, yüzeyi filamet veya lamellerle veya benzer oluşumlarla artırılmış solunum organı, lamella, brankiya. Çeyrek pint. Mantarın alt kısmı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gidiş. Derin ve ağaçlı dere. Sarkık yanak. Suda yaşayan hayvanların solunum organı, branşiya. Suda yaşayan hayvanların solunum organı. Çene altı.
Bar : Demir çubuk. Menetmek. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Bar. Kalıp. Saymamak. Bale tutamağı. İnce ışık demeti. Hoşlanmamak. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk.
Gill arch : Solungaç kemeri. Solungaç yayı. Solungaçları destekleyen iskelet yapı, branşiyal kemer. Branşiyal kemer.
Gill cavity : Solungaç boşluğu. Başın arka kısmında solungaçların yer aldığı alan.
Gill chamber : Solungaç odacığı. Solungaç boşluğu.
Gill cover : Solungaç koruyucu kemik. Operkulum. Kapak, örtü. bazı omurgasız yumurtaları üzerindeki kapak. bazı sporların üzerindeki kapak. s.bazı kuşlarda hava delikleri ile kulakları örten örtü. 4.karından ayaklılarda kabuğun ağzını örten kapak. s.balıklarda birinci solungaç yarıgının önünde hiyoit yayla birleşen ve arkaya doğru uzanarak solungaç yarıklarını örten kapak. solungaç kapağı. 6.polenin ekzin poru üzerinde bulunan ektekzin ve endekzin parçası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Solungaç kapağı. Parazitlerin yumurta kabuğunda bulunan ve yumurta içindeki larvanın çıktığı kapak benzeri yapı. Solungaçı koruyan sert kemikli tabaka.
İngilizce Gill bar Türkçe anlamı, Gill bar eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gill bar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Gill flament : Solungaç yayları üzerinde sıralanmış, gaz alışverişini sağlayan iplikler.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
Acacia : Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Gill bar synonyms : abramis zone, a site, abiotic factor, abacus bodies, a chromosome, abductor muscle, abo blood groups system.

Bu kısımda Gill bar kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gill bar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gill bar anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gill bar ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.