Give one a black eye türkçesi Give one a black eye nedir

  • Bir gözünü patlatmak.

Give one a black eye ingilizcede ne demek, Give one a black eye nerede nasıl kullanılır?

Give : Ödemek. Bahşetmek. Yapıvermek. Armağan etmek. İtiraf etmek. Bel vermek. Hediye etmek. Esnemek. Uçlanmak. Eğilmek.

One : Birisi. Bir tane. Tek. Bir (sayı olarak). Kimse. Bir. Biri. Aynı. 1. Bir sayısı.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). Bir. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir.

Black : Siyah giysi. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Siyah. Koyu. İs. Kara. Siyahi. Kızgın. Morarmış.

Eye : Bakmak. İzlemek. Görme gücü. Gözetlemek. Dişi kopça. Gözünü dikip bakmak. İğne deliği. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Dikkatle bakmak. Gözlemek.

Give one a pain : Birine eziyet vermek. Keder ve ıstırap çekmesine neden olmak. Birine acı vermek.

Give one pause to : Birini düşündürmek. Birini endişelendirmek. Birinin durup düşünmesine neden olmak.

Give one a cold : Bir kimseye nezle geçirmek.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

A black eye : Mosmor olmuş göz. Morarmış göz.