Give oneself airs türkçesi Give oneself airs nedir

  • Beylik satmak.
  • Kendine bir hava vermek.
  • Havalara girmek.
  • Afi kesmek.
  • Olduğundan büyük görünmeye çabalamak.
  • Fiyaka yapmak.
  • Çalım satmak.
  • Gösteriş yapmak.
  • Poz takınmak.
  • Hava atmak.
  • Burnu havada olmak.
  • Kasılmak.

Give oneself airs ingilizcede ne demek, Give oneself airs nerede nasıl kullanılır?

Give : Vermek. İtiraf etmek. Uçlanmak. Tanımak. Gitmek. Bahşetmek. Hediye etmek. Yapıvermek. Dogruluğunu kabullenmek. Eğilmek.

Oneself : Kendi. Kendisi. Kendini. Kendi kendini. Kendi kendine. Kendine. Bizzat.

Airs : Çalım. Fiyaka. Hava. Kurum. Özel. Gösteriş. Caka. Havalar.

Give oneself a stretch : Gerinmek.

Give oneself a treat : Herzamankinden farklı bir şey yemek. Kendi kendine ziyafet çekmek.

Give oneself trouble : Başını derde sokmak. Sıkıntıya girmek.

Give oneself up : Teslim olmak. Kendini ele vermek.

Give oneself over : Kendini bırakmak. Kendini vermek. Kendini alamamak.

Give oneself away : Kendini ele vermek. Foyası meydana çıkmak.

İngilizce Give oneself airs Türkçe anlamı, Give oneself airs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give oneself airs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attitudinizes : Trip yapmak. Tavır koymak. Tavır almak. Poz yapmak. Yapmacık davranmak. Trip atmak. Tavır takınmak.

 

Gasconade : Böbürlenmek. Övünme. Missouri eyaletinde şehir. Yüksekten atmak. Övmek. Övünmek. Methetmek.

Shorten : Azaltmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısalmak. Kısmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Azalmak.

Stiffen : Pekiştirmek (bir duyguyu). Koyulaştırmak. Katılaşmak. Sertleşmek. Sertleştirmek. Pekiştirmek. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Kaskatı kesilmek.

Attitudinize : Tavır koymak. Yapmacık davranmak. Trip atmak. Poz yapmak. Trip yapmak. Tavır takınmak. Tavır almak.

Flaunted : Göz önüne sermek. Havasını atmak. Sergilemek. Azametle dalgalanmak. Caka satmak. İhlal etmek. Açıkça karşı gelmek. (kural veya yasayı) takmamak.

Put on airs : Kurumlanmak. Hava basmak. Büyüklük taslamak. Fasulye gibi kendini nimetten saymak. Caka satmak. Kurum satmak.

Cut a dash : Hava basmak. (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek.

Postured : Poz vermek. Kurulmak. Hal. Vaziyet. Kasım kasım kasılmak. Tutum. Yapmacık tavır takınmak. Dik durmak. Taslamak.

Give oneself airs synonyms : make a demonstration, cut a wide swath, make a show of, contract, act up, air, flaunt, postures, get shorter, attitudinized, contracts, flaunting, crowed, displayed, shortens, make a splash, condescend, put on the dog, parades, prank, parading, posture, cock up the nose, queen it over, flaunts, showed off, display, displays, assume airs, make a great display, make a display, be stretched tight, parade.