Give points to türkçesi Give points to nedir

Give points to ingilizcede ne demek, Give points to nerede nasıl kullanılır?

Give : Dogruluğunu kabullenmek. Esnemek. Bulaştırmak. Eğilmek. Koparmak. Gitmek. Bahşetmek. Hediye etmek. Armağan etmek. Bel vermek.

Points : Puanlar. Makas. İşaretler. Sayı. Noktalar. Derece. Makas (demiryolu). Punto. Nokta. Demiryolu makası.

To : E doğru. Karşı. Ya. İle. İla. Arasında. Kala. Kadar. -e göre. Oranla.

Give points to somebody : Avans vermek. Taş çıkarmak. Üstün olmak. Sayı vermek.

Give points : Puanlandırmak. Puanlamak. Başarıyla icra etme için puan vermek (spor, yarışma, vs.). Puan vermek.

İngilizce Give points to Türkçe anlamı, Give points to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give points to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discoursed : Konuşmak. İşlemek. Söylev. Söylev vermek. Söylem. Söylemek. Bahsetmek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak.

Keynotes : İlke. Parti programı. Esas nota. Ana nota. Açış konuşması yapmak. Temel düşünce. Açılış konuşması yapmak. İlkeleri anlatmak. Dayanak.

Emphasizes : Vurgu yapmak. Üstünde durmak. Üstüne basmak. Altını çizmek. Önemle belirtmek. Belirtmek. Önemini belirtmek.

 

Accenting : Vurgulu okumak. Vurgulayan. Vurgulama.

Keynote : Açış konuşması yapmak. Temel düşünce. Parti programı. Dayanak. Açılış konuşması yapmak. İlke. Temel. İlkeleri anlatmak. Ana ilke.

Discourse : Nutuk. Konuşma. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Araştırma. Konuşmak. Söylemek. Söylev. Vaız. Söylem.

Emphasize : Altını çizmek. Üstüne basmak. Önemini belirtmek. Belirtmek. Vurgu yapmak. Önemle belirtmek. Üstünde durmak.

Accentuate : Önemle belirtmek. Önem vermek. Vurgulu okumak.

Highlight : Işıkla vurgulamak. En önemli bölüm. Parlak nokta. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aydınlatmak. Önemli olay. Altını çizmek. -e dikkati çekmek. Belirtmek (altını çizerek).

Emphasise : Önemini belirtmek. (britanya ingilizcesi) vurgulamak. Önemine vurgu yapmak. Önemle belirtmek. Belirtmek. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). Altını çizmek. Üstüne basmak. Daha iyi bir şekilde açıklamak.

Give points to synonyms : emphasized, discoursing, accentuating, give point to, accentuated, keynoted, accent, brought out, accentuates, elaborates, discourses, bring out, deliberate, elaborate, dwell on.