Give the willies türkçesi Give the willies nedir

Give the willies ingilizcede ne demek, Give the willies nerede nasıl kullanılır?

Give : Dogruluğunu kabullenmek. Bahşetmek. Tanımak. Eğilmek. Armağan etmek. İtiraf etmek. Koparmak. Bulaştırmak. Yapıvermek. Düzenlemek.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Willies : Bıkkınlık. Sıkıntı. Sinirlilik.

Give the benefit of the doubt : Biri hakkında en iyisini düşünmek. Doğru kabul etmek. Haklı kabul etmek. Birinin haklı olduğunu düşünmek. Doğru olduğunu varsaymak. Suçsuz kabul etmek.

Give the bird : El işareti yapmak. Yuhalamak. El kol hareketi çekmek. Orta parmağını göstermek.

Give the engine the gun : Gazlamak. Gaz vermek.

Give the boot : Kovmak. Yol vermek. İşten kovmak. Baştan savmak. Pabucunu eline vermek. Sepetlemek. Kapı dışarı etmek. Tekme atmak. Defetmek. Bohçasını koltuğuna vermek.

Give the cold shoulder to someone : Sırt çevirmek. Omuz çevirmek.

Give the devil his due : Sezarın hakkı sezara. Kötü de olsa hakettiğini vermek. İyi davranmak. Sezar'ın hakkı sezar'a. Sezar'ın hakkını sezar'a vermek. Kötü adamın bile hakkını vermek. Yiğidi öldür hakkını yeme. Hakça muamele etmek.

 

Give the game away : Satmak (arkadaşlarını). İhanet etmek. Oyunu bozmak. Açığa çıkarmak.

İngilizce Give the willies Türkçe anlamı, Give the willies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give the willies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloyed : İğrendirmek. Usandırmak. Gına getirmek. Kabak tadı vermek. Bıkkınlık vermek. Tiksindirmek. İçini bayıltmak.

Burthen : Ağırlaştırmak. Yüklemek. Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Yüklenmek. Mesuliyet. Yük. Nakarat. Ana fikir. Külfet.

Bore : Usandırmak. Delmek. Bela. Dert. Sıkıcı şey. Yüksek dalga. Kalibre. Oyu. Sonda. Canını sıkmak.

Oppress : Eziyet etmek. Zulüm yapmak. Kasıp kavurmak. Kahretmek. Sıkıntı vermek. Zulüm etmek. Sıkıştırmak. Ezmek. Yormak. Baskı yapmak.

Oppresses : Kasıp kavurmak. Kahretmek. İçini daraltmak. Yormak. Ezmek. Zulüm yapmak. Sıkıntı vermek. Eziyet etmek. Sıkıştırmak.

Besiege : Rahatsız etmek. Başına üşüşmek. Çevirmek. Kuşatma altında tutmak. Sıkıştırmak. Rahat vermemek. Dört bir yandan sarmak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Kuşatma altına almak.

Angers : Sinir. Kızgınlık. Hiddetlendirmek. Darıltmak. Öfke. Fitil vermek. Öfkelendirmek. Kızdırmak. Hiddet.

Irks : Sıkıntı çektirmek. Usandırmak. Canını sıkmak. Sıkıntı vermek. Üzmek. Bezdirmek.

Stupefies : Şoke etmek. Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Uyuşturmak. Şaşkınlık uyandırmak. Aptallaştırmak. Afallatmak. Çok şaşırtmak. Sersemletmek.

Cloy : Tiksindirmek. İçini bayıltmak. Usandırmak. Gına getirmek. Bıkkınlık vermek. İğrendirmek. Kabak tadı vermek.

 

Give the willies synonyms : ply, bugger, burden with, do to death, acerbate, cloys, plies, irk, acerbated, aggravate, disgust, ailed, chagrin, crowd, palled, ail, annoy, anger, stupefy, bothers, annoys, mope, moping, angering, disgusts, bothering, pall on, angered, pall, irking, acerbates, plying, drive somebody to the wall.