Give vent to türkçesi Give vent to nedir

Give vent to ile ilgili cümleler

English: He is apt to give vent to his feelings.
Turkish: O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.

Give vent to ingilizcede ne demek, Give vent to nerede nasıl kullanılır?

Give : Eğilmek. Bel vermek. Gitmek. İtiraf etmek. Yapıvermek. Esnemek. Vermek. Düzenlemek. Doğruluğunu kabullenmek. Ödemek.

Vent : Göstermek. Havaiık. Havalandırma yapmak. Açığa vurmak. Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için). Havalandırmak. Dışa vurmak. Delik açmak. Havalık. Çıkarmak.

To : Kadar. Göre. Arasında. -mek -mak (mastar). Ya. -e göre. Karşı. Ye. Oranla. Kala.

Give vent to frustration : Hüsranını açıkça göstermek. Hayal kırıklığını belli etmek.

Give vent to his emotions : Duygularını ifade etmek. Duygularını belli etmek. Hissettiklerini göstermek.

Give a vent to : Açığa vurmak.

İngilizce Give vent to Türkçe anlamı, Give vent to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give vent to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bare : Tamtakır. Yalın. Açık. Boş. Soymak. Süssüz. Çıkarmak. Çıplak. Açmak.

Disclosed : İfşa etmek. Açmak. Ortaya çıkarmak.

Argues : Becelleşmek. Tartışmak. -e alamet olmak. Kandırmak. Çekişmek. İkna etmek. Göstergesi olmak. -e belirti olmak. Savunmak.

 

Connoting : Anlamına gelmek. Delalet etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demek istemek. Demeye gelmek. İfade etmek. Akla getirmek.

Expresses : Sarih. Belli. İfade etmek. Düşüncelerini belirtmek. Açıklamak. Süratli. Sıkıp suyunu çıkarmak. Açık. Ekspresle göndermek (mektup). Açık etmek.

Discloses : Sır vermek. Keşfetmek. Açığa çıkarmak. Açıklamak. Tebliğ etmek. Ortaya çıkarmak. Açmak. İfşa etmek.

Betrays : Ele vermek. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Aldatmak. Ağzından kaçırmak. Yanlış yola sevk etmek. İhanet etmek. Hainlik etmek. Kötüye kullanmak.

Arguing : İspatı olmak. Tartışma. İddia etmek. Karşı gelmek. Savunmak. Münakaşa etmek. Göstergesi olmak. Kandırmak. Görüşmek.

Let on : Yapar gibi görünmek. Sırrı başkasına söylemek. Sırrı ifşa etmek. Açık etmek. Açıklamak. Sezdirmek. Ağzından kaçırmak. Söylemek.

Betokened : İşaret etmek. Belirtisi olmak.

Give vent to synonyms : divulge, connotes, evinces, be indicative of, come clean, manifest, bares, blabbed, evincing, evinced, connoted, betray, bring out, evince, brought out, bear witness to, blab, betraying, betoken, manifesting, demonstrates, demonstrate, argued, compare to, argue, express, disclose, betokening, divulged, demonstrating, betokens, chart, blabbing.