Expresses türkçesi Expresses nedir

  • Açığa vurmak.
  • Süratli.
  • Anlatmak.
  • Ekspresle göndermek.
  • Sarih.
  • Belli etmek.
  • Ekspresle göndermek (mektup).
  • Açıklamak.
  • İfade etmek.
  • Açık etmek.
  • Sıkıp suyunu çıkarmak.
  • Düşüncelerini belirtmek.
  • Açık.
  • Belli.

Expresses ile ilgili cümleler

English: The passive man seldom, if ever, expresses himself.
Turkish: Pasif insan nadiren, kırk yılda bir, kendini ifade eder.

English: The chemical symbol H expresses hydrogen.
Turkish: H kimyasal sembolü hidrojeni ifade eder.

English: Then the guest of honor opens them and expresses his or her appreciation.
Turkish: Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.

English: Ali expresses himself very well.
Turkish: Ali kendini çok iyi ifade eder.

English: The writer is very popular because he expresses himself well.
Turkish: O yazar çok popülerdir. Çünkü kendini iyi ifade ediyor.

Expresses ingilizcede ne demek, Expresses nerede nasıl kullanılır?

Reexpresses : Tekrar söylemek. Tekrar ifade etmek.

Expressed : Aşikar. Sözle ifade edilen. Kelimelerle anlatılan. Belirgin. Açık. İfade edilen. Detaylı bir şekilde tanımlanan.

Expressed an opinion : Bir fikir belirten. Bir fikri ifade eden. Bir fikri dile getiren.

Expressed anger : Ne kadar kızgın olduğunu gösteren. Kızgınlığını ifade eden.

 

Expressed doubts : Konu ile ilgili ne kadar tereddüt içerisinde olduğunu belirten (bir kişi veya bir şey hakkında). Şüphelerini ifade eden.

Expressed his opinion : Fikrini dile getiren. Fikrini belirten. Fikrini ifade eden.

Express anger : Ne kadar kızgın olduğunu gösteren. Kızgınlığını ifade eden.

Reexpressed : Tekrar ifade edilmiş.

Unexpressed : Açıklanmamış. İfade edilmemiş.

Express fee : Ekspres posta vergini. Ekspres posta ücreti.

İngilizce Expresses Türkçe anlamı, Expresses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expresses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assert : Savunmak. Üzerine basarak belirtmek. Hak iddia etmek. Söylemek. Sözlerle savunmak. Savunmak (hak). Teyit etmek. İleri sürmek (emin bir şekilde). İleri sürmek.

Apodictic : İnkar edilemez. Bariz gerçek. Örnekle açıklanmış olması nedeniyle tartışılmaz olan. Sabit. Bariz. Aşikar. Müsellem. Şüphesiz olarak doğru. Su götürmez.

Divulged : Deşifre etmek. Ortaya dökmek. İfşaat. Yaymak. Söylemek. İfşa etmek.

Clears : Temizlemek. Kapatmak. Berraklaşmak. Sıyırıp geçmek. Seyretmek (gemi). Boşaltmak. Bilgi vermek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Kaldırmak.

Perspicuous : Aşikar. Anlaşılır. Vuzuh.

Quantify : Niceliğini belirtmek. Miktar belirtmek. (miktar) ölçmek. Nicelemek. Ölçmek. Miktarını belirlemek. Miktarını belirtmek.

Suggest : Ortaya atmak. İma etmek. Sezdirmek. Önermek. İşaret etmek. İleri sürmek. Belirtmek. Meydana atmak. Öne sürmek.

Attest : Doğrulamak. Bildirmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Yemin ettirmek. Kanıtlamak. Kanıtı olmak. Beyan etmek. İddia etmek. İspat etmek. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek.

 

Blabbing : Boşboğazlılık. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık etmek. Sır vermek. İspiyonlamak. Geveze. Çenesi düşük. Gevezelik etmek. Boşboğaz.

Breathed : Nefes alıp vermek. Solumak. Esmek. Nefes almak. Fısıldamak.

Expresses synonyms : give vent, give voice, paint a picture, impart, exude, elucidates, amount, manifesting, connotes, definite, betrays, give vent to, apparent, betray, communicated, broad, barer, imply, evince, publish, bares, convey, hastier, clarifying, asserts, attests, carry, emphasise, blabbed, clearest, publishes, opined, conspicuous.

Expresses zıt anlamlı kelimeler, Expresses kelime anlamı

Written : Yazılı. Yazılmış. Tahriri. Yazıya dökülmüş.

Implicit : Örtük. İtirazsız. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. İmalı. Örtülü. Kapalı. Tam. İma edilen. Dahili.