Glacial trough türkçesi Glacial trough nedir

  • Buzul aşındırmalarının etkisiyle oluşmuş, kesidi u biçiminde olan koyak.
  • U koyağı.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Glacial trough ingilizcede ne demek, Glacial trough nerede nasıl kullanılır?

Glacial : Buz gibi. Buzlu. Buz ya da buzulla ilgili. Çok soğuk. Buzul. Buzsu. Buzula ait. Buz. Buzullara ait. Buzla ilgili.

Trough : Tekne. İki dalga arasındaki çukur. Yemlik. Alçak basınçlı hava sahası. Dalgalar arası çukur. Kanal. Yalak. Papatyagiller (compositae) familyasından, yaprakları ipliksi ve paralel damarlı, çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan, aken tipi meyve taşıyan, ülkemizde 18 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık otsu bitkiler. Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Oluk.

Glacial acetic acid : Glasiyal asetik asit. Donar asetik asit. Asetik sirke asidi. Buzlu asetik asit. Saf asetik asit. Arı sirke asidi. Arı asetik asit.

Glacial basin : Buzul çanağı.

Glacial boulder : Kopmuş kaya.

Glacial deposit : Buzuldan geriye kalan kaya parçaları ve tortu çökeltisi. Buzul çökeltisi. Buzul çökeli.

İngilizce Glacial trough Türkçe anlamı, Glacial trough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glacial trough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abyss : Abis. Varta. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Uçurum. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu.

 

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

After shock : Art sarsıntı. Artçı şok. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

U shaped valley : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. U vadi. Dördüncü zaman buzullaşmasına uğramış eski bir akarsu koyağının, buzul aşındırması sonunda, kıyıları dik, tabanı düz bir biçim alması. Buzul koyağı. U koyak.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Absolute age : Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Kesin yaş.

Glacial trough synonyms : absolute chronology, advance of aglacier, adventive cone, agricultural geology, aggregats, trough, acid fumarole, abrasive power.