Glaciers türkçesi Glaciers nedir
- Buzullar.
- Buzul.
Glaciers ingilizcede ne demek, Glaciers nerede nasıl kullanılır?
Glacier breeze : Soğuk meltem. Buzul meltemi.
Glacier fed river : Buzulla beslenme. İklim koşulları ve mevsimlere bağlı olarak akarsuların beslenmesinde buzul sularının egemen olması.
Glacier flow : Buzul akışı.
Glacier ice : İnce taneli, mavimsi, çok sert; yağış ve erime mevsimlerini belirleyen beyaz, kirli katmanlardan oluşan buz. Buzul buzu.
Glacier mili : Buzul içindeki silindir kuyu. Buzul değirmeni.
Plateau glacier : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Alaska ve iskandinavya'da olduğu gibi buzkar ile örtülü yüksek bir yayladan, dik koyaklar içine doğru devinen kısa ve geniş buzullar. Yayla buzulu. Eksenucu iklimlerde ve yüksek yaylalarda görülen, örtü buzullarına göre ince, alanıyla daha küçük bir buzul türü.
Piedmont glacier : Yukarı enlemlerdeki yüksek dağların eteğinde, bu dağlardan inen buzul dillerinin oluşturduğu dışbükey, mercimek biçimli geniş buzul. Dağ eteği buzulu.
Mountain glacier : Dağ buzulu. İki anabuzul türünden biri, örtü buzulunun karşıtı, bk. buzul, örtü buzulu.
Glacier wind : Yamaç rüzgarı. Buzul rüzgarı.
Glacier snout : Bir buzul ya da örtü buzulunun, buzul taş yığınları, irili ufaklı çukur ve teknelerle engebelenmiş ön, uç bölümü. Buzul alnı.
İngilizce Glaciers Türkçe anlamı, Glaciers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glaciers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ice cap : Takke buzulu. Dağların doruk kesimini bir takke gibi kaplayan buzul örtüsü. Buz örtüsü. Buz tabakası. Kıta buzulu. Buz kepi. İç buzul.
Zoonosis : İnsandan hayvana, hayvandan insana geçen hastalık. etkenlerine hayvanların rezervuar olduğu ve bu nedenle vektörlerin patojenleri hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara taşıdığı şagas hastalığı, uyku hastalığı, kene borreliozisi gibi hastalıklar. Zoonosiz. Zoonoz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yabani ve evcil hayvanlarda oluşan ve insanlara da geçebilen bir hastalık.
Neve : Buzkar. Neve. Buzkar (buzulkar). Kalımlı kar alanlarında buzdan bir çimento ile yoğunlaşmış, buz kristallerinden bileşik kar.
Ice : Suyun katı biçimi. Öldürmek. Buz. Şekerle kaplamak. Değerli taş. Pırlanta. Dondurmak. Buzlanmak. Donmak. Pasta kaplama şekerlemesi.
Glacial : Buzula ait. Buzullara ait. Buz gibi. Buz ya da buzulla ilgili. Buz. Buzla ilgili. Buzsu. Buzulla ilgili. Çok soğuk.
Icefall : Donmuş şelale. Buz çağlayanı. Buzulun, yatağındaki dik bir yeri geçişi. Buz çağlayan. Donmuş çağlayan.
Water ice : Dondurulmuş şerbet. Su buzu. Donmuş tatlı.
Ice mass : Buz kütlesi.
Icecaps : Buz tabakası. Kalıcı buz ve kar örtüsü (dağ zirvelerinde veya kutuplarda olduğu gibi). Buz örtüsü.
Glacial period : Dördüncü çağ başlarında, bugünküne göre daha soğuk ve yağışlı iklim koşulları altında buzulların yeryüzünde çok yaygın duruma geldiği dönem. Buzul devri. Yeryüzünün buzullarla kaplı olduğu zaman. Buzul dönemi. Kuaternerde günümüze oranla daha soğuk ve kurak geçen dönem. Buzul çağı. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.
Glaciers synonyms : continental glacier, alpine glacier, zoonotic disease, piedmont type of glacier, alpine type of glacier, icecap, iceberg, glacier, piedmont glacier, ice field, moraine.

Bu kısımda Glaciers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glaciers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glaciers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glaciers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.