Buzul nedir, Buzul ne demek

Buzul; bir coğrafya terimidir.

  • Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye

Coğrafya'daki terim anlamı:

Eksenucu bölgelerinde geniş yüzeyler kaplayan ve sıcak iklim bölgesinden eksenucu bölgesine değin, bulunduğu enleme göre yeterince yüksek dağlarda yer alan yoğun, sert, devinimi çok yavaş; beslenme alanı, koyakları dolduran dilleri ve yan kollarıyla yerkabuğu üzerinde kendine özgü etkiler yapan buz dizgesi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Karların yağması, erimesinden daha çok olan bölgelerde, bir dağın yamacından ya da bir koyaktan aşağıya doğru yavaşça devinen buzul kütlesi.

İngilizce'de Buzul ne demek? Buzul ingilizcesi nedir?:

glacier, iceberg

Osmanlıca Buzul ne demek? Buzul Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

cümudiye

Buzul hakkında bilgiler

Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir. Eğimli arazilerde yıllar boyunca biriken kar kütlesinin önce buzkar, sonra da buza dönüşmesiyle oluşur. Buzullar okyanuslardan sonra dünya üzerindeki ikinci büyük su deposu ve en büyük tatlı su deposudur, tatlı suyun % 98,5'ini oluştururlar. Hemen hemen her kıtada buzullara rastlanır. Dünya'nın belirli bölgeleri, bütün yıl erimeyen ve "buzul" adını alan buzlarla kaplıdır. Bunlar kutup bölgeleriyle yüksek dağların tepeleridir. Buzul oluşabilecek bölgenin deniz yüzeyinden yüksekliği, enlemin artmasıyla azalır. Ekvator yakınlarında 0° enlem çevresinde buzullara rastlamak için Runewenzorilerin 4.400 m yüksekliğine çıkmak gerekirken, Alplerde (45°) 2500 m'ye, Norveç'te (60°) 1500 m'ye çıkmak yeterlidir. Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.

 

Buzullarla taşınan kayalar ve çökeltilerle oluşan uç, yanal, yer ve orta buzultaşları, buzul teknesi (U şekilli vadiler), buzyalağı (buz sirki) buzullarla ilgili jeolojik yüzey şekilleridir.

Buzulu oluşturan kar sürekli olarak donma ve erimeye maruz kalır ve taze yağan kar tanelerinden bir çeşit taneli kar olan buzkar (névé) hâline dönüşür. Üzerindeki buz ve kar katmanlarının basıncı altında bu taneli kar daha da yoğun olan eski kara (firn) dönüşür. Yıllar süren bir dönemden sonra eski kar katmanları daha da sıkışarak buzulu oluşturan buza dönüşür. Buzulların kendine özgü mavimsi renginin nedeni gökyüzünün de mavi görünmesini açıklayan Rayleigh saçılımıdır.

 

Buzulun alt katmanları basınç nedeniyle erimeye maruz kalır ve buzulun tamamı bir akışkan gibi hareket eder. Buzullar akışkan gibi hareket etmek için eğime ihtiyaç duymaz, birikme bölgelerinde sürekli yağan karın birikmesi bu hareketi sağlar. Buzulların üst katmanları kırılgandır ve zaman zaman yarıklar (crévasse ve Bergschrund) oluşturur. Bu yarıklar nedeniyle gerekli güvenlik önlemi alınmadan buzulun üzerinde gitmek tehlikelidir. Eriyen buzul suları, buzulun içinden ve altından tüneller kazarak akar ve buzulun hareketini kolaylaştırır.

Buzul ile ilgili Cümleler

  • Buzullar eriyor.
  • Ali bana tıpkı buzulkuşu gibi yürüdüğümü söyledi.
  • Ali bana tıpkı buzulkuşu gibi yürüdüğümü dedi.
  • Buzulkuşlarını severim çünkü sevimliler.
  • Bu buzulkuşu gerçekten sevimli.
  • Buzulkuşu uçamayan bir kuştur.
  • Jale, Tom'un profilinden güzel bir buzulkuşu görüntüsü istiyor.
  • Jale, Tom'un kullanıcı profilindeki sevimli buzulkuşu görüntüsünü beğendi.
  • Ali bir buzulbilimci.
  • Kuzey Kutbu'nda buzulkuşları yoktur.
  • Buzulkuşları Kuzey Kutbu'nda mı yaşar?

Buzul tanımı, anlamı:

Kutup : Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Büyük : Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli.

Kütle : Kitle. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın.

Buzul bilimi : Fiziki coğrafyanın buzulları ve yeryüzündeki işlevlerini konu alan bölümü, glasyoloji.

Buzul çağı : Dördüncü Çağ'ın, yeryüzünün bugünkünden daha büyük bölgelerinin buzullarla örtülü bulunduğu dönemi, pleistosen.

Buzul dönemi : Buzulların yayıldığı Dördüncü Çağ.

Buzul kar : Bir buzulun oluşmasında temel olan katılaşmış kar kümesi.

Buzul kaynağı : Buzulun eriyerek toprağın altına inen suyunu dışarıya veren kaynak.

Buzul masası : Çevresindeki buzlar erirken altına rastlayan bölümü erimekten koruyan ve böylece buzdan bir ayak üzerinde kalan kütle.

Buzul seli : Buzulun erimesiyle oluşan sel.

Buzul taş : Buzulların taşıyıp biriktirdikleri, üzerleri çok kez parıltılı veya çizikli taşlar, moren.

Sahanlık buzulu : Karadan kopan buzul parçası.

Buzul bilimci : Buzul bilimi uzmanı, glasyolog, glasyolojist.

Buzul bilimsel : Buzul bilimi ile ilgili, glasyolojist.

Buzullaşma : Buzul durumuna gelme. Geniş veya dar bir bölgenin buzullarla örtülmesi olayı.

Buzullaşmak : Buzul durumuna gelmek.

Buzullu : Buzulu olan.

Buzulsuz : Buzulu olmayan.

Cümudiye : Buzul.

Zirve : Doruk. Bir işte ulaşılan en üst aşama.

Erime : Erimek işi.

Çekim : Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Çekme işi. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Değiş : Değişim. Değme işi.

Eğimli : Eğimi olan. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal.

Buzul akarsu tortulları : Buzulların, alın buzultaşları önünde, erime sularıyle çökeltilerek biriktirilmiş tortulları.

Buzul akıntı çizgisi : Bir buzulun devimi sırasında, buz taneciklerinin izlediği yörünge.

Buzul alnı : Bir buzul ya da örtü buzulunun, buzul taş yığınları, irili ufaklı çukur ve teknelerle engebelenmiş ön, uç bölümü.

Buzul ara dönemi : İki buzul dönemi arasındaki buzulsuz geçen süre.

Buzul aşındırması : Kalın, çok ağır ve sert, yavaş da olsa, devinim durumunda bulunan buzulların, sürtünme, törpüleme yoluyla yerkabuğu üzerinde yaptıkları etki. Buzulun yaptığı aşındırma.

Buzul balinası : Balinalar (Cetacea) takımının, gerçek balinagiller (Balaenidae) familyasından, 17 m kadar uzunlukta, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan bir memeli türü. (Balaena glacialis) Balinalar (Cetacea) takımının gerçek-balinagiller (Balaenidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 17 m. Atlantik Okyanusunda yaşar.

Buzul bölümü çizgisi : Birbirine ters doğrultularda devinen buzulları ayıran çizgi.

Buzul buzu : İnce taneli, mavimsi, çok sert; yağış ve erime mevsimlerini belirleyen beyaz, kirli katmanlardan oluşan buz.

Buzul çanağı : Bir buzul koyağı tabanında, aşırı oyulma sonunda oluşan ve koyağı genişleten çanak biçimli çukur.

Buzul çekilmesi : Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması.

Diğer dillerde Buzul anlamı nedir?

İngilizce'de Buzul ne demek? : adj. glacial

n. glacier, ice field

v. shrink, crouch, ensconce oneself

Fransızca'da Buzul : glacier [le]

Almanca'da Buzul : n. Gletscher, Spalte

Rusça'da Buzul : n. ледник (M), глетчер (M)