Globul türkçesi Globul nedir
- Vajinal tablet.
- Ovül.
- Vajinaya uygulanmak için hazırlanmış zeytin biçiminde, normal ısıda katı ama vücut ısısında eriyen bir ilaç biçimi, ovül.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Globul ingilizcede ne demek, Globul nerede nasıl kullanılır?
Globular : Küçük küreciklerden oluşan. Küreciklerden oluşan. Globüler. Yuvarlak. Yuvarlak biçimde özdek parçası özelliğinde olan (yuvarsıl önbesi özdecikleri vb.). Yumru. Katı damla biçiminde. Küre şeklinde. Küresel. Küre biçiminde.
Globular anemia : Oligositemi.
Globular cluster : Yerçekimi kuvvetiyle bir arada tutulan yaklaşık olarak bir milyon yıldızdan oluşan küre şeklindeki küme (astronomi). Küresel küme. Çok sayıda yıldızın tek bir merkeze doğru yığılmasıyla ortaya çıkmış olan küre biçimli topluluk. bu tür kümelerde yıldız sayısı merkeze doğru hızla artar.
Globular protein : Polipeptit zincirleri çeşitli biçimde kıvrılma ve katlanmalar yaparak sıkı, küresel ve üç boyutlu bir yapı oluşturan, pek çok biyolojik aktiviteyi yapmak üzere özelleşmiş protein. Suda ve seyreltik tuz çözeltilerinde çözünen yuvarlak veya elipsoit biçime sahip proteinler, sferoprotein. Globuler protein. Globular protein.
Globularity : Yuvarlaklık. Küre şeklinde olma. Küre biçiminde olma.
Globuliferous : Çok küçük küreciklere sahip olan.
Globularly : Küre biçiminde. Daire biçiminde. Küre şeklinde.
Globulus : Kürecik gibi. Globulus.
Globularness : Küre biçimi. Küresellik. Küre şekli. Yuvarlaklık.
Globule : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yuvar. Yuvarlak biçimde özdek parçası (örn. yağ yuvarı). Damla. Globül. Çok küçük damla. Yuvarcık. Kürecik.
İngilizce Globul Türkçe anlamı, Globul eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Globul ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Solar system : Güneş, dokuz gezegen, birçok gökcismi, göktaşı ve kuyruklu yıldızlardan oluşan dizge. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Güneş sistemi. Güneş dizgesi. Güneş, gezegenleri, meteorlar ve kuyruklu yıldızlardan oluşan aile. Yeryuvarına en yakın yıldız olan güneşle onun çevresinde dolanan gezegenler ve öteki küçük gökcisimlerinden oluşan topluluk. Solar sistem. Güneş jüyesi.
Atmosphere : Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün. Ortam. Atmosfer. Çevre. Yaratılan hava. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe. Havaküre. Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı. Bir oyunun anlamını belirten tinsel durum. Basınç birimi.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Dry land : Kurak alan. Kurak bölge. Çok az yağmur alan bölge. Kuru alan. Kuru bölge. Az yağmurlu alan.
Transferrin : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Demirli globülin. Tf. Transferin. Karaciğerde sentezlenen serumdaki demiri bağlayan ve taşıyan glikoprotein yapısındaki serum beta-globulini, siderofilin, tf. Kan plazmasında bulunan demir taşıyıcı protein.
Ground : Toprak. Yere indirmek. Karaya oturtmak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. İyileşmek. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Zemin. Yer. Topraklamak.
Suppository : Süpozituar. Fitil. Fitil (ilaç). Supozituvar.
Pessary : Rahim ağzına yerleştirilen araç. Pesari. Peser.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
World : Dünya. Cihan. Arz. Üçüncü dünya. Evren. Yeryüzü. Yer. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Hayat.
Globul synonyms : beta globulin, van allen belt, serum globulin, human gamma globulin, ovules, solid ground, a clay, geosphere, abdominal distention, suppositories, air, abdomen, lithosphere, a crochordon, a band, land, simple protein, a c deformity, terra firma, earth, myosin, a dna, a amplitude mod, abdominal fat necrosis, hemisphere, a c syndrom, gamma globulin, alpha globulin, abdominal palpation, hydrosphere, abaxial, ovule, abattoir.
Globul zıt anlamlı kelimeler, Globul kelime anlamı
National : Vatandaş. Nasyonel. Uyruk. Yurttaş. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Ulusal. Milli.
Square : Kare yapmak. Düzeltmek. Uymak. Ödemek. Ayarlamak. Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. Uydurmak. Kare kare yapmak. Karesini almak. Para yedirmek.

Bu kısımda Globul kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Globul ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Globul anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Globul ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.