Suppository türkçesi Suppository nedir

Suppository ile ilgili cümleler

English: This pill is taken as a suppository.
Turkish: Bu ilaç bir fitil olarak alınır.

Suppository ingilizcede ne demek, Suppository nerede nasıl kullanılır?

Suppositories : Supozituvar. Fitil (ilaç). Süpozituar. Vajinal tablet. Fitil.

Supposition : Tahmin. Zan. Sanı. Sayıt. Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma. Farz. Varsayım. Faraziye. Kıyas.

Suppositional : Varsayıma dayanan. Zannedilen. Farazi. Sanılan.

Suppositions : Farz. Zan. Faraziye. Sanı. Kıyas. Varsayım. Tahmin.

Suppositious : Gerçek deliller yerine tahminlere dayanan.

Presuppositions : Ön kabul. Gerektirme. Tahmin. Önceden farzedilen şey. Önkoşul. Varsayım. Var olduğunu farzetme. Önvarsayım. Önceden varsayma. Önsayıltı.

Supposing : Düşünmek. Varsaymak. Farzetmek. Olduğuna inanmak. Gerekmek. Tahmin etmek. Sanmak. Zannetmek. Saymak. Diyelim ki.

Supposititious : Katışık. İpotetik. Değiştirilmiş. Tağşiş. Sahte. Farazi. Zannedilen. Varsayıma dayanan. Taklit. Sanılan.

Supposing that : Eğer. Sanki. Takdirde. Diyelim ki. Varsayalım ki eğer. Varsayalım ki.

Presupposing : Baştan farzetmek. Var olduğunu farzetmek. Ön şartına dayanmak veya bağlı olmak. Bir şey mantıken (başka bir şeyi) gerektirmek. Varsaymak. Önceden varsaymak. Gerekmek. Koşul olarak gerektirmek. Var oluşuna dayanmak.

 

İngilizce Suppository Türkçe anlamı, Suppository eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppository ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Globul : Ovül. Vajinaya uygulanmak için hazırlanmış zeytin biçiminde, normal ısıda katı ama vücut ısısında eriyen bir ilaç biçimi, ovül.

Portfire : Ateşleme düzeni. Fünye.

Detonators : Detonatör. Ateşleyici parça. Patlatıcı. Funya. Sis sinyali.

Flutes : Yiv. Pli. Flütçü. Oluk. Farbala. Oluklu alan. Flüt.

Filament : Lamba teli. Telcik. Akım geçirildiğinde ışık ve eksicikler salan iletken parçası. Filament. Genellikle küçük iplik şeklinde yapılar için kullanılan bir terim; böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken. Işıtaç teli. İnce tel. Biyoloji, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elektrik ışıtaçlarında, radyo ışıtaçlarında bulunan, ısıya çok dayanıklı, ergime noktası çok yüksek, elektrik akımı geçirilince akkor olabilen tungstenden incecik tel.

Candlewick : Mum fitili.

Setons : Seton.

Flute : Yiv. Pli. Oluk. Pli yapmak. Flüt. Farbala. Yiv açmak. Flüt çalmak. Flüt ile seslendirmek.

Medicament : İlaç. Medikament. Tedavide kullanılan kimyasal maddeler, ilaç.

Medicine : Hekimlik. İlaç. Afsun. Büyü. İlaç vermek. Katlanmak. Sihirbazlık. Çekmek. Tıp. Deva.

Suppository synonyms : pipings, piping, medicinal drug, seton, suppositories, candle wick, candlewicks, cord, medication, detonator, bougie.

Suppository ingilizce tanımı, definition of Suppository

Suppository kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pill or bolus for introduction into the rectum. Esp., a cylinder or cone of medicated cacao butter.