Suppositions türkçesi Suppositions nedir
Suppositions ingilizcede ne demek, Suppositions nerede nasıl kullanılır?
Presuppositions : Gerektirme. Önsayıltı. Ön kabul. Önvarsayım. Önceden farzedilen şey. Var olduğunu farzetme. Tahmin. Önceden varsayma. Önkoşul. Varsayım.
Supposition : Zan. Tahmin. Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma. Kıyas. Sanı. Sayıt. Faraziye. Varsayım. Farz.
Suppositional : Varsayıma dayanan. Zannedilen. Sanılan. Farazi.
Presupposition : Önvarsayım. Önsayıltı. Tümdengelimci her dizgenin temelini oluşturan, tüm çıkarım ve kanıtlamalarda kullanılan, ancak kendileri kanıtlanmadan geçerli sayılan ilksavlar. Gerektirme. Önceden farzedilen şey. Tahmin. Var olduğunu farzetme. Önsayıt. Önkoşul. Ön kabul.
Suppositious : Gerçek deliller yerine tahminlere dayanan.
Suppository : Supozituvar. Süpozituar. Vajinal tablet. Fitil (ilaç). Fitil.
Supposititious : Varsayıma dayanan. İpotetik. Sanılan. Taklit. Farazi. Tağşiş. Katışık. Zannedilen. Sahte. Değiştirilmiş.
Suppositories : Vajinal tablet. Süpozituar. Fitil (ilaç). Fitil. Supozituvar.
İngilizce Suppositions Türkçe anlamı, Suppositions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suppositions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Esteems : Kanı. Saygı duymak. İtibar etmek. Addetmek. Saygınlık. İtibar. Saygı. Saygı göstermek. İnanmak.
Conjectural : Varsayıma dayanan. Sanal. Farazi. Tahmini. Tahminen. Varsayımsal. Varsayılan.
Hypothetical : Düşüncel. Varsayım niteliğinde. Varsayımlı. Varsayılan. Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen. Sayılgılı. Varsayımsal. Varsayıma dayanan. Nazari. Kuramsal.
Basis : Esas. Taban. Üs. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Menşe. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Kaide. Köken. Kök. Prensip.
Suspicion : İpucu. Vehim. Şüphelenme. Güvenmeme. Az miktar. Kuşku. Zerre. İtimatsızlık. İşkil. Belli belirsiz şey.
The assumption : Farzetme. Tavır. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Üstüne alma. Üstlenme.
Comparisons : Benzetme. Üstünlük derecesini gösterme. Benzerlik. Karşılaştırmalar. Karşılaştırma. Mukayese. Kıyaslama.
Analogies : Benzeşimler. Benzerlik. Analoji. Benzeşim. Karşılaştırma. Örnekseme. Benzerlikler.
Bodement : Öngörü. Emare. Önsezi. Belirti. Alamet. Kehanet. Kestirim. İşaret. İçine doğma.
Approximation : Yaklaşma. Yaklaşıklık. -e yakın olma. Benzerlik. Uyumlulaştırma. Yakınlık. Yakınlaştırma. Kararlama. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma.
Suppositions synonyms : self evident truth, constatation, sunna, assumptions, presumption, guesswork, approximations, surmises, prognosis, assumption, calculations, apprehension, basic assumption, groundwork, precondition, surmising, hallucination, comparing, theoretical, syllogisms, theoretic, suppositional, appraisement, divination, conjectures, hypotheses, cornerstone, fundament, given, appraisal, conjecture, analogy, fard.
Suppositions zıt anlamlı kelimeler, Suppositions kelime anlamı
Empirical : Deneyle. Deneyime dayalı olarak. Deneye dayanan. Eğitim, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Deneysel. Görgül. Yalnızca gözlem ve deney sonuçlarına dayanan. Uygulamaya, deneye ve gözleme dayalı. Deneyimsel.

Bu kısımda Suppositions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suppositions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suppositions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suppositions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.