Globular protein nedir, Globular protein ne demek

Teknik terim anlamı:

Polipeptit zincirleri çeşitli biçimde kıvrılma ve katlanmalar yaparak sıkı, küresel ve üç boyutlu bir yapı oluşturan, pek çok biyolojik aktiviteyi yapmak üzere özelleşmiş protein.

Globular protein anlamı, kısaca tanımı

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde

Üç boyutlu : Eninden ve boyundan başka derinliği de olan, üç buutlu.

Polipeptit : Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer. Aminoasitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan aminoasit zinciri. Peptit bağıyla bağlanmış 10-100 amino asit içeren genellikle molekül ağırlığı 10 kDa’dan az olan peptit.

Biyolojik : Biyoloji ile ilgili, dirim bilimsel.

Kıvrılma : Kıvrılmak işi. Yer kabuğunun içten gelen etkenlerle dalgalı bir biçim alması.

Biyoloji : Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

Aktivite : Etkinlik.

Zincirle : Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (Zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

 

Katlanma : Katlanmak işi.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Küresel : Küre ile ilgili olan. Küre biçiminde olan, kürevi. Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Boyutlu : Boyutu olan.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

Katlan : Oyunda başlama çizgisine konulan taş.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Küres : Güreş.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Boyut : Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

Diğer dillerde Globular protein anlamı nedir?

İngilizce'de Globular protein ne demek ? : globular protein