Polipeptit nedir, Polipeptit ne demek

Polipeptit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda amino asidin oluşturduğu bir polimer.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Peptit bağıyla bağlanmış 10-100 amino asit içeren genellikle molekül ağırlığı 10 kDa’dan az olan peptit.

Teknik terim anlamı:

Aminoasitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan aminoasit zinciri.

Polipeptit hakkında bilgiler

Polipeptit, 10 ile 100 arasında aminoasit içeren aminoasitler zinciri. Daha fazla aminoasit bulunduğunda proteinler söz konusu olur. Polipeptit ve protein isimlerinin ifade ettikleri moleküller birbirine çok benzemekte ve bazen eş anlamlı olarak kullanılmaktadırlar. Doğal polipeptitler arasında hormonlar, alerjenler, proteotik enzimlerin özgül yavaşlatıcıları (özellikle pepsin ile tripsinin) ve birçok antibiyotik, örneğin penisilin, yer alır. Sinir sisteminde polipetitlerin bulunması nispeten yakın zamana dayanır. Polipeptitler hem bazı nöronlarda hem de sindirim kanalının bazı hücrelerinde bulunur. Etkileri pek belirlenmemiş olmakla birlikte, bir sinirsel iletici işlevi gördükleri düşünülmektedir. Günümüzde P maddesi, opioit peptitler (enkefalinler, endorfinler), anjiyotensin, somatostatin, tireoliberin, gonadoliberin, vazopressin, oksitosin, nörotensin, damar bağırsak peptiti, kolesistokinin ve karnozin bilinmektedir. Bazı nöronların uçlarında hem bir peptit hem de bir klasik sinirsel iletici (dopamin, serotonin) bulunduğunu gözlemek ilgi çekicidir.

 

Polipeptit tanımı, anlamı

Poli : Çok, fazla. Bütün alt birimleri sitozin olan homopolimer. Bütün alt birimleri timin olan homopolimer. Bütün alt birimleri urasil olan homopolimer

Polip : Sölenterlerden, toplu veya tek başına yaşayabilen basit yapılı hayvan. Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı bir armut biçiminde ur.

Polipeptit yapılı antibiyotik : Fazla polar olan peptit grubu bir yağ asidine bağlanmış, bu nedenle de moleküllerinde hidrofilik ve lipofilik nitelikte iki ayrı kutup bulunan, bakteri hücresinin sitoplazmik zarının geçirgenliğini artırarak bakterisit etki oluşturan karmaşık bir polisakkarit yapısına sahip antibiyotik.

Molekül ağırlığı : Molekülü oluşturan tüm atomların ağırlıkları toplamını gösteren bağıl sayı. (Molekül kütlesi ya da molekül tartısı da denir.). Bir moleküldeki atomların ağırlıklarının toplamı.

Sindirim kanalı : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. Sindirim borusu. Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim ve beslenme görevi ile ilgili olan ve ağzından anüse kadar devam eden kanal.

 

Kolesistokinin : Pankreozimin.

Gonadoliberin : Hipotalamustan salınan dekapeptid yapıda bir doğal GnRH anologu. Hipofiz bezinden FSH ve LH sentez ve sekresyonunu uyarır.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Birincil yapı : Bir polimerin veya makromolekülün kovalent iskeletinin tanımı. Subünitelerin dizisini ve zincir içi ve zincirler arası kovalent bağları kapsar.

Aminoasitler : Amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grupları içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı.

Anjiyotensin : Böbreklerden salgılanan renin enziminin, plazma proteinlerinden alfa-2 globulinde bulunan anjiyotensinojen üzerine etkisi sonucu oluşan, güçlü damar daraltıcı etkiye sahip ve merkezi sinir sisteminde uyarıya neden olan polipeptit yapısında maddeler.

Enkefalinler : Beyin, bağırsak ve adrenal bezde bulunan, morfini taklit ederek opyumları beyindeki reseptörlere bağlayan, endorfinlerle beraber endojen opyumlar olarak kabul edilen bir pentapeptit.

Somatostatin : Ön hipofizde büyüme hormonu ve tirotropin, pakreasta insülin ve glukagon, midede gastrin, duodenumdan sekretin ve kolesistokinin ve böbrekte renin salınımını inhibe eden, çoğunlukla hipotalamustan ve pankreasın Langerhans adacıklarının delta hücrelerinden salınan peptit yapılı bir hormon, büyüme hormonu salınımını kısıtlayıcı hormon, GHRIH.

Yakın zaman : Pleistosen'den sonra gelen, 10000 yıl önce başlamış olan yakın jeolojik çağ. Holosen.

Yavaşlatıcı : Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Nötronların hızlarını azaltabilen fakat nötron tutma eğilimi olmayan (ağır su içinde döteryum, berilyum, grafit gibi) düşük atom kütleli maddeler. Fizyon tepkimesinde ortaya çıkan yüksek enerjili nötronları yavaşlatarak, fizyonu azaltan madde. (moderatör) Zincir tepkimesinin en iyi koşullarda oluşmasını sağlamak amacıyla, hızlı nötron yayınımını yavaşlatarak 20000 km/ s'den 2 km/s'ye indirmeye yarayan grafit, hafif su ya da ağır su oluşumlu madde.

Peptit bağı : Protein sentezi sırasında bir amino asidin karboksil grubu ile ikinci amino asidin amino grubu arasından bir molekül su çıkarak oluşan kovalent bağ. Protein sentezi sırasında bir aminoasidin karboksil grubuyla ikinci aminoasidin amino grubu arasından bir molekül su çıkarak oluşan kovalent bağ. Bir aminoasidin alfa-amino grubuyla diğerinin alfa-karboksil grubu arasında bir mol su ayrılarak oluşan amid bağı.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Vazopressin : [Bakınız: antidiüretik hormon]. Antidiüretik hormon.

Endorfinler : Bağırsak, beyin ve hipofiz bezinde meydana gelen, opyum reseptörlerine bağlanarak uyuşturucu maddeyi taklit eden, enkefalinlerle beraber endojen opyumlar olarak da bilinen bir grup peptit.

Antibiyotik : Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

Diğer dillerde Polipeptit anlamı nedir?

İngilizce'de Polipeptit ne demek ? : poly peptide, polypeptide