Enkefalinler nedir, Enkefalinler ne demek

Enkefalinler; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Beyin, bağırsak ve adrenal bezde bulunan, morfini taklit ederek opyumları beyindeki reseptörlere bağlayan, endorfinlerle beraber endojen opyumlar olarak kabul edilen bir pentapeptit.

Enkefalinler tanımı, anlamı

Endorfinler : Bağırsak, beyin ve hipofiz bezinde meydana gelen, opyum reseptörlerine bağlanarak uyuşturucu maddeyi taklit eden, enkefalinlerle beraber endojen opyumlar olarak da bilinen bir grup peptit

Adrenal bez : [Bakınız: böbrek üstü bezi]. Böbreğin yanında, böbreğe bitişik, böbrek üstü bezi. Böbrek üstü bezi. [Bakınız: böbrek-üstü bezi].

Endorfin : Opiyaterjik almaçlar aracılığında MSS’de etki oluşturarak başta ağrı kesilmesi olmak üzere bir çok görevi olan, alfa, beta ve gama endorfin ile enkefalin, metenkefalin ve löenkefalin gibi çeşitleri bulunan peptit yapılı fizyolojik bileşikler, endojen opioit peptit.

Reseptör : Almaç.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Endojen : Hücre ya da sistem içinden gelen; dokularda biyosentez ve yıkım olayları. Hücre veya sistem içinden gelen. Dokularda biyosentez ve yıkım olayları.

 

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Morfin : Afyonda % 10 oranında bulunan, uyuşturucu özelliği olan önemli bir alkaloit.

Taklit : Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Beyin : Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

Kabul : Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Penta : Yunanca beş anlamına gelen ön ek.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Eder : Fiyat, paha, değer.

Endo : İç, içinde, içte olan.

 

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Diğer dillerde Enkefalinler anlamı nedir?

İngilizce'de Enkefalinler ne demek ? : enkephalins