Antidiüretik hormon nedir, Antidiüretik hormon ne demek
Antidiüretik hormon; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Memelilerde hipofizin nöral lobundan salgılanarak nörosekresyon granülleri hâlinde depolanan ve böbreklerde suyun tutulmasını sağlayarak, vücuttaki su dengesini ayarlayan, kan basıncının ayarlanmasında da görev alan bir hormon. Vazopressin.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Memelilerde hipotalamusta bulunan salgı yapan sinir hücreleri tarafından sentezlenip hipofizin arka lobundan salınan, önemli etkisi böbreklerin idrar toplama kanalı hücrelerinden suyun geri emilimini sağlayan, yüksek dozlarda kan damarlarında daralmaya yol açarak kan basıncını yükselten ve kan ozmotik basıncının artması salınımını artıran, kısmen oksitosin benzeri etkiye de sahip peptit yapılı bir hormon, vazopressin, adiüretin, pitiütrin, ADH, VP.
Teknik terim anlamı:
Böbreklerden suyun geri emilmesini sağlayarak vücuttaki su dengesini ayarlayan, kan basıncının düzenlenmesinde de görev alan ve hipofizin nöral lobundan salgılanan bir hormon, vazopressin.
Antidiüretik hormon anlamı, kısaca tanımı
Anti : Yunanca karşı anlamında ön ek. Karşı, zıt
Antidiüretik : İşemeyi engelleyen.
Hormon : İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı. Bu maddelerin işlevini yerine getirecek özellikte yapay madde.
Nörosekresyon : Beynin bazı hücrelerinin hormon salgılaması olayı. Nöroendokrin. Bazı sinir hücreleri tarafından, hormon niteliğinde madde salgılanması.
Kan basıncı : Kan hacmine ve yoğunluğuna bağlı olan atardamar içi gerilimi, tansiyon.
Vazopressin : [Bakınız: antidiüretik hormon]. Antidiüretik hormon.
Hipotalamus : Talamus ile birlikte diyensefalonu (ara beyin) oluşturan, vücut ısısı, su dengesi, uyku, iştah, korku, kızgınlık ve sevgi gibi duyguları, otonom sinir sistemi aracılığıyla organların çalışmasını ve hormon salgısını kontrol eden beynin bir kısmı. Ön beynin alt bölgesi olup bazı organ ve bezlerin çalışmasını düzenleyen kısmı. Talamusun alt kısmı. Beynin tabanında yerleşmiş, vücut sıcaklığı ve iştahı kontrol eden ve hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonların salınımını düzenleyen bölüm.
Düzenlenme : Düzenlenmek işi.
Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genel olarak tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.
Oksitosin : Hipofiz bezinin art lobundan (nörohipofiz) salgılanan, doğum sırasında uterusun düz kaslarının kasılmasını sağlayan, aynı zamanda meme bezlerinin alveollerindeki kassı epitel (miyoepitel) hücrelerinin kasılmasına ve yavrunun emmesi sırasında sütün çıkmasına sebep olan bir peptit hormonu. Hipotalamusun paraventrikular çekirdeğindeki sinir hücreleri tarafından sentezlenen, dokuz amino aside sahip, okta peptit yapıda, nörofizin aracılığıyla hipofiz arka lobuna taşınan ve burada kılcal damarlara yakın sinir uçlarında depo edilen uterotonik etkili ve memeden sütün indirilmesini sağlayan bir hormon, oksitosik hormon, pitosin, postuitrin.
Pitiütrin : Antidiüretik hormon.
Ayarlanma : Ayarlanmak işi.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Salınım : Salınma işi. Düzenli olarak hep aynı konumlardan aynı hızla geçen bir nesnenin hareketi, raks.
Daralma : Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
Ozmotik : Ozmozun doğasına katılan.
Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.
Benzeri : Aynı.
Tutulma : Tutulmak işi. Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.
Hipofiz : Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidaledeki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.
Diğer dillerde Antidiüretik hormon anlamı nedir?
İngilizce'de Antidiüretik hormon ne demek ? : antidiuretic hormone, vasopressin, adh

Bu kısımda Antidiüretik hormon nedir? Antidiüretik hormon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Antidiüretik hormon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Antidiüretik hormon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.