Glycerolize türkçesi Glycerolize nedir

  • Gliserolleştirmek.

Glycerolize ingilizcede ne demek, Glycerolize nerede nasıl kullanılır?

Diphosphatidyl glycerol : Başlıca bitkilerde bulunan ve hayvanlarda kardiyolipin şeklinde görülen, iki molekül fosfotidik asitle birleşen gliserolün yağ asitleri ile yaptığı ester. Difosfatidil gliserol.

Glycerol : Gliserin. C3h5(oh)3, gliserol; plastik , boya , patlayıcı, güzellik gereci işleyimlerinde yaygın olarak kullanılan çokdeğerlikli bir alkol.. Gliserol. Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. gliserin. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Glycerolation : Spermayı dondurma ve çözdürme sırasında spermatozoonları korumak için sulandırılacak spermaya gliserol katılması işlemi. Gliserolasyon.

Glycerole : Gliserol.

Glycerols : Gliserin.

Acylglycerole : Bir veya daha çok organik asitle, özellikle uzun zincirli yağ asitleriyle esterleşmiş gliserol, açilgliserol. Gliserit. Açilgliserol.

Glycerose : Gliseroz.

Monoacylglycerol : Monoaçilgliserol. Bir molekül yağ asidinin gliserolla oluşturduğu ester, monogliserit.

Glycerophospholipid : Gliserofosfolipit. Gliserine bağlı iki yağ asidi, bir fosforik asit ve yan zincirlerinde fosforik aside bağlı kolin, serin, inozitol, etanolamin veya gliserin taşıyan ve hücre zarlarında bol bulunan herhangi bir amfipatik lipit grubu, fosfogliserit.

 

Triacylglycerol : Bir molekül gliserinin üç molekül yağ asidiyle esterleşmesi sonucu oluşan sıvı ve katı yağlar, organizmadaki depo lipitleri, trigliserit, tg. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tg. Canlı organizmalarda bol bulunan üç yağ asidi içeren bir lipit sınıfı. triasilgliserol, triaçilgliserol, triasilgliserit, triaçilgliserit. Nötr yağ. Üç molekül yağ asitiyle gliserolün oluşturduğu ester, trigliserit. Triaçilgliserol.

İngilizce Glycerolize Türkçe anlamı, Glycerolize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glycerolize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Position : Yer. Mevki. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Durum. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Fikir. Rütbe. Yerini belirlemek.

Place : Statü. Mevki. Oturtmak. Basamak. Mekan. Koymak. İş. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Sorumluluk.

Pose : Şaşkınlık uyandırmak. Sormak. Poz verdirmek. Taslamak. Poz vermek. Poz yapmak. Hayret ettirmek. Yerleşmek. Şaşırtmak. Ortaya çıkarmak.

Lay : Saldırmak. Tasarlamak. Şarkı. Sevişme. Şarkı sözü. Örmek (tuğla). Kurmak (sofra). Türkü. Koymak. Yatma.

Put : Yatırım yapmak. Atış. Sormak. Bırakmak. Atfetmek. Fırlatma. Söylemek. Menetmek. Hamle. Para koyma.

 

Set : İçten olmayan. Koyulaştırmak. Kalkan. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Rahatlatmak. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Batmak. Dönem. Kurulmuş.

Glycerolize synonyms : glycerolise.

Glycerolize zıt anlamlı kelimeler, Glycerolize kelime anlamı

Glycerolize antonyms : deglycerolize.