Go away türkçesi Go away nedir

Go away ile ilgili cümleler

English: Can you please go away now?
Turkish: Şimdi gider misiniz, lütfen?

English: All our problems would go away if we just ignore them.
Turkish: Sadece onları görmezden gelsek bütün sorunlarımız uzaklaşır.

English: He wants her to go away and leave him in peace.
Turkish: Onun gitmesini ve kendisini huzur içinde bırakmasını istiyor.

English: I decided to go away with the pilgrims.
Turkish: Hacılarla gitmeye karar verdim.

English: I have to go away for a while.
Turkish: Bir süre uzaklaşmalıyım.

Go away ingilizcede ne demek, Go away nerede nasıl kullanılır?

Go : Götürmek. Kaybolmak. Gayret. Haline gelmek. Başlamak. Tükenmek. Koyulmak. Yok olmak. Ayrılmak. Enerji.

Away : Durmadan. Bir yana. Devamlı. Deplasmanda. Deplasmanda oynanan. Buradan. Uzak. Deplasman maçı. Yok. Yola çıkmış.

Go away empty handed : Eli boş dönmek. Sonuç alamamak.

Go a long way : Çok dayanmak. Çok iş görmek. Bir yere kadar yeterli veya yararlı olmak. Etkisi uzun sürmek.

Go a long way towards : Bir şey çok katkıda bulunmak. Çok yararlı olmak.

Go about : Gezmek. Dolaşmak. Kolları sıvayıp işe başlamak. İşe koyulmak. Orsalamak. Yaygın olmak. Birlikte olmak. Tiramola etmek. Başlamak. Yön değiştirmek.

 

Go aboard : Güvertede gitmek. Tekneye çıkmak. Binmek. Tekneye binmek. Gemiye binmek veya çıkmak.

İngilizce Go away Türkçe anlamı, Go away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Go away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be suitable : Elverişli olmak. Denk gelmek. Yakışık almak. Yakışmak. Uygun düşmek. Uygun olmak. Uygun gelmek. Yaramak.

Sprang : Birden çıkmak. Fırlamak. Kaynaklanmak. Eğilmek. Çarpmak. Eğmek. Bükülmek. Esnemek. Çıtlatmak.

Break with : -den ayrılmak. İlişkiyi kesmek. İle bağını koparmak. Tümüyle kopmak. Tüm ilişkiyi kopartmak. İlişkisini kesmek. Bağlantıyı koparmak. Köprüleri atmak. Selamı sabahı kesmek.

Push along : Devam etmek. Kaçmak. Kalkmak.

Betake oneself to : Yolunu tutmak.

Toddle off : Bir yerden gitmek. Tıpış tıpış gitmek. Bir yeri terk etmek.

Cut and run : Sıvışmak. Hızlı bir şekilde ayrılmak. Bırakıp kaçmak. Kaçmak. Aceleyle ayrılmak. Tabanları yağlamak.

Apostatizes : Dönmek (din). Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek.

Scramming : Sıvışma. Sıvışmak. Çekip gitme.

Vamoose : Defetmek. Toz ol!. Toz olmak. Tüymek.

Go away synonyms : hop it, scat singing, forsake, become distant, exposes, scrams, walk away, beat it, cast offs, deserting, come away, vamoosing, gave off, apostatize, digressed, clear, scram, do a fade out, drift apart, fall away, draw away, diverged, springs, bugger off, be enough, take a powder, go far, be through, abandons, be through with, see the back of, scatted, pop off.