Go through customs türkçesi Go through customs nedir

  • Gümrükten geçmek.

Go through customs ingilizcede ne demek, Go through customs nerede nasıl kullanılır?

Go : Yayılmak. Devrolunmak. Gitmek. Geçmek. Girmek. Deneme. İlerlemek. Uymak. Başlamak. Yok olmak.

Through : Başarılı bir sonuca. Nedeniyle. Başından sonuna dek. Her yanına. Üzerinden. İçeriye. Aracılığıyla. Bir uçtan bir uca. Son. Başından sonuna kadar.

Customs : Gümrük resmi. Gümrük vergisi. Bir ülkeye giren ya da bir ülkeden çıkan mal ve nesneler üzerinden alınan vergi. bu verginin alınması işlemiyle uğraşan örgüt. Adap. Gelenek. Görgü ve davranış kalıpları. Gelenekler. Yabancı ülkelerden gelen ve yabancı ülkelere giden mal ve yolcular için yasalarla konulmuş yargıları uygulayan, ülkeye giriş ve çıkışta malın bağımlı olduğu gümrük vergisini alan örgüt. malın yurda girişinde alınan gümrük vergisi, bk. gümrük vergisi. Adetler. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Go through : Yapmak. İncelemek. Ayrıntılar üzerinde durmak. Resmen kabul edilmek. Çekmek. İnce eleyip sık dokumak. Sunmak. Araştırmak. Harcamak (parayı). Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden).

Go through fire and water : Zor ve tehlikeli durumlardan geçmek. Her türlü riski almak. Çok ıstırap çekmek. Kendini ateşe atmak. Büyük sınavdan geçmek. (bir amaca ulaşmak için) bir çok badire atlatmak.

 

Clearance through customs : Gümrükleme. Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma.

Go through with : Gerçekleştirmek. Planlanmış bir şeyi gerçekten yapmak. Yürütmek. Tamamlamak. Sonuca bağlamak. Tamamen bitirmek.

Go through the mill : Feleğin sillesinden geçmek. Feleğin çemberinden geçmek. Tecrübe kazanıp pişmek. Büyük zorluklar atlatmak. Çok çekip hayatta pişmek. Saçları değirmende ağartmak.

Go through the motions : Baştan savma yapmak. Rutine bağlamak. (bir şeyi) yalandan yapmak. İdare-i maslahat etmek. İsteksizce yapmak. Bir işi isteksizce yapmak. Formalite gereği yapmak. Üstünkörü yapmak. Bir işi keyif almadan yapmak. İş yapıyor görünmek.

Go through the roof : Fiyatlar tavan yapmak. (bahisler veya fiyatlar) tavan yapmak. Tavan yapmak. Çok yükselmek. Fiyatlar çok yükselmek. Çok büyük hızla artmak. Tepesi atmak. Çok sinirlenmek. Fırlamak. Küplere binmek.