Godness türkçesi Godness nedir

  • Kadın tanrı.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • [#tanrı Tanrıça].

Godness ingilizcede ne demek, Godness nerede nasıl kullanılır?

God alone knows : Allah bilir.

God bless : Allah senden razı olsun. Ayağına sağlık. Tanrı seni korusun ve yardım etsin. Allah'a emanet ol. Ayağınıza sağlık.

God bless you : Allah'a emanet ol. Allah iyiliğini versin. Tanrı seni kutsasın. Çok yaşa.

God damn it : Lanet olsun. Allah kahretsin!.

God fearing : Dini bütün. İnançlı. Mütedeyyin. Sofu. Dindar.

Only god knows : Allah bilir. Bu bir muamma. Sorunun veya gizemin cevabını sadece allah biliyor. Bir. Hiç kimse bilmiyor.

The mills of god grind slowly : Allah'ın değirmenleri yavaş yavaş öğütür. Adalet sistemi yavaş çalışır. Adalet çabucak gerçekleşmez.

God willing : Allah'ın izniyle. Allahın izniyle. Allah isterse. İnşallah. Kısmetse. Allah kısmet ederse.

Almighty god : Evreni yaratan tek güçlü yaratıcı. Yüce tanrı.

God knows : Hiçbir fikrim yok (konuşmacının bilgi eksikliği ifadesi). Allah bilir.

İngilizce Godness Türkçe anlamı, Godness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Godness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acropolis : İç kale. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. Akropol.

 

Goddess : İlahe. Mabude. Güzel kadın.

Apostle : Bir hareketin lideri. Dönme. Apostol. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Lider. Misyoner. Havari. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Önder. Öncü.

Desirability : İstenilebilirlik. Cazibe. Hoşa gitme. İstenilme. Arzu edilirlik. Çekicilik. Albeni.

Benefit : Yararı dokunmak. Avantaj. İşsizlik ve sağlık ödeneği. Yararına olmak. Kazanç. Çıkar. Yarar görmek. Fayda. Bk. fayda bir iktisadi etkinliğin iktisadi karar birimlerinin lehine verdiği somut ya da soyut her türlü sonuç. Yarar.

Autocracy : Mutlakiyet idaresi. Saltıkçılık. Saltçılık. Otokrasi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Saltıkçı yönetim. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Baskı rejimi. İstibdat.

Deity : Tanrı. Tanrısal konum. Çoktanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri. acunda varolan her şeyin yaratıcısı ve buyurucusu olduğuna inanılan yüce varlık. Tanrılık. Mabut. İlah. Tanrısal varlık.

Archon : Arhont. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Hükümdar.

Better : Daha iyi bir hale gelmek. Islah olmak. İyileştirmek. Daha yakşı. Geliştirmek. Daha iyi şekilde. Daha iyi. Daha iyi yapmak. Gelişmek. Islah etmek.

Armour : Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Silah. Korumalık. Yarak. Zırhla kaplamak. Zırh. Zırhlı güçler. Zırh kablo. Güney dakota eyaletinde şehir.

Godness synonyms : desirableness, wiseness, divinities, unsoundness, archives, evil, godship, unworthiness, undesirability, the deity, armistice, maia, barbary, areopagite, optimum, welfare, antiquity, areopag, liability, archer, wisdom, good, inadvisability, axis powers, deities, worthiness, barbarian, goddesses, divinity, soundness, barricade, quality, almanac.

 

Godness zıt anlamlı kelimeler, Godness kelime anlamı

Good : Doğruluk. Yarar. Sağlığa yararlı. Çok. Sağlam. Emin. Çıkar. İyi. Hayır. İyilik.

Worthiness : Liyakat. Ehliyet. Layık olma. Değerlilik. Değer.

Desirability : İstenilebilirlik. Cazibe. Albeni. Hoşa gitme. İstenilme. Çekicilik. Arzu edilirlik.

Godness antonyms : advisability, asset, goodness, soundness, unsoundness, unworthiness, bad, badness, undesirability.