Goes türkçesi Goes nedir
- Olmak.
- Bahse girmek.
- Koyulmak.
- Tükenmek.
- Ölmek.
- İşlemek.
- Haline gelmek.
- Girmek.
- İddiaya girmek.
- Sonuçlanmak.
- Başlamak.
- Uymak.
- Yayılmak.
- Gitmek.
- Kaybolmak.
- Yapılmak.
- Geçmek.
Goes ile ilgili cümleler
English: A bike path goes right past my house.
Turkish: Bir bisiklet yolu doğrudan doğruya evimin önünden geçer.
English: Ali almost always uses a credit card when he goes shopping.
Turkish: Ali alışverişe gittiğinde, neredeyse her zaman bir kredi kartı kullanır.
English: Ali almost never goes to Boston.
Turkish: Ali hemen hemen Boston'a hiç gitmez.
English: Ali almost always goes to work by car.
Turkish: Ali neredeyse işe her zaman arabayla gider.
English: "How does Jim go to school?" "He goes by bus."
Turkish: "Jim okula nasıl gidiyor?" "Otobüsle."
Goes ingilizcede ne demek, Goes nerede nasıl kullanılır?
As time goes on : Zaman geçtikçe.
Company name goes here : Şirket adı buraya gelir.
If all goes well : En iyi koşullarda. En iyi şartlarda. En iyi ihtimalde. Eğer bir aksilik olmazsa. Her şey yolunda giderse. Herhangi bir aksaklık çıkmazsa. Her şey planlandığı gibi yürürse.
It goes to show : Bu da kanıtlıyor ki.
It goes without saying : Şunu söylemekte fayda var. Söylemeye gerek yok. Söylemeye gerek yok ki. Gayet açık. Şunu söylemeye gerek bile yok. Şunu söylemeden edemiyeceğim. Gayet açık ki. Besbelli. Tabii ki.
Label goes here : Etiket buraya gelir.
The curtain goes up : Perde açılıyor. Herşey yeni başlıyor. Şov başlıyor. Sahne açıldı. Oyun başladı. Bu başlangıç. Perde kaldırıldı.
Which bus goes to city hall : Hangi otobüs belediye merkezine gidiyor.
Whether he goes or not : Gitse de gitmese de.
Which goes to show : Kanıt olan. Kanıtlayan. Bu kanıttır. Kanıtı bu.
İngilizce Goes Türkçe anlamı, Goes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Goes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Give odds : Bahse tutuşmak. Avans sayı vermek.
Cash in : Yararlanmak. Faydalanmak. Fişlerini paraya çevirtmek. Gebermek. Nalları dikmek. Kazanç sağlamak. Paraya çevirmek. Fayda sağlamak.
Disembarked : (gemiden) karaya çıkmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Sayısı azalmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Gemiden karaya çıkmak. Karaya çıkarmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Varmak. Karaya çıkmak.
Becomings : Cazip. Yakışan. Üzerine yakışan. Oluş. Yakışır. Göz alıcı. Doğru. Uygun. Yakışık alır.
Accedes : Yerine getirmek. Tahta çıkmak. Yanaşmak. İş başına gelmek. İktidara gelmek. Razı olmak. Kabul etmek. Katılmak. Yönetime geçmek.
Grows : Yetiştirmek. Büyümek. Daha büyük olmak. Değişmek.
Accorded : Vermek. Bağdaşmak. Uyum sağlamak.
Befall : Başına gelmek. Kötü birşey olmak.
Go : Deneme. İş görmek. Girişim. İlerlemek. Erişmek.
Be tuckered out : Canı çıkmak. Kolunu kaldıracak hali olmamak. Hali olmamak. Yorulmak. Bitap düşmek. Yorgun düşmek.
Goes synonyms : migrator, large indefinite amount, large indefinite quantity, embark on, darkens, diffuses, conking, clear away, auspicate, grow into, be placed, begin, enters, gaging, accommodate oneself, croaking, absent oneself, wads, disappear, began, departer, buy it, be mentioned, punted, commence, piles, concluded, be all in, conclude, come in, be of, arborizes, loads.

Bu kısımda Goes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Goes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Goes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Goes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.