Gondola türkçesi Gondola nedir

  • Düz dipli mavna.
  • Telesiyej.
  • Balon sepeti.
  • Venedik sandalı.
  • Gondol.
  • Açık yük vagonu.

Gondola ingilizcede ne demek, Gondola nerede nasıl kullanılır?

Gondolas : Düz dipli mavna. Balon sepeti. Venedik sandalı. Açık yük vagonu. Gondol. Telesiyej.

Gondolier : Gondolcu.

Gondoliere : Gondolcu.

Gondoliers : Gondolcu.

Congenital toxoplasma gondii infection : Doğuştan toksoplasmozis. Toxoplasma gondii’nin neden olduğu, gelişen fetüsün sinir siteminde tahribata neden olan prenatal protozoer enfeksiyon.

Malignan syncerine gonderiosis : Ocak ayı hastalığı. Sığırlarda görülen ve konakçıyı yüzde doksan oranında ölüme sürükleyebilen asalaksal hastalık.

Gonad : Gonat. Gonad. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumurtalık. Eşey hücresi oluşturan bezler ve üremede rol oynayan bazı hormonları salgılayan er bezleri ve yumurtalıklar, gonad, gonat. Eşey hücreleri meydana getiren organlar. eşey bezi, yumurtalık (ovaryum), erkek eşey organı (testis) gibi. gonat. Erbezi. Gonat, yumurtalık veya er bezi. Eşeylik organı. Eşey bezi.

Gonadal aplasia : Gonadal aplazi.

Gon : Köşeli. Gen. Demiryolu arabası. Açılı. Gon.

Gonadal hyperplasia : Gonat hiperplazisi. Cinsiyet bezlerinde normal hücre sayısının aşırı artımı, hücre sayısındaki artış nedeniyle gonadların büyümesi, yumurtalık veya er bezi hiperplazisi.

 

İngilizce Gondola Türkçe anlamı, Gondola eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gondola ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirigible : Zeplin. İdare edilebilen balon. Hava gemisi. İdare edilebilen. İdare edilebilir. Tenek gemisi. Güdümlü. Yönetilebilir. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen torpil.

Flatcar : Açık vagon.

Basket : Sepetlemek. Sepet. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Basketbol çemberi. Sele. Pota. Küfe. Zembil. İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet örgüsünden yapılmış şey.

Chairlift : Teleski. Kayakçıları dağın tepesine çıkaran asansör. Kayak teleferiği.

Freight car : Yük vagonu. Vagon. Marşandiz vagonu. Eşya vagonu.

Airship : Hava yolu taşıma aracı. Havadan hafif uçak. Tayyare. Zeplin. Uçak. Hava gemisi. Motorlu balon.

Chair lift : Teleski. Yolcu koltuğu olan teleferik. Koltuklu teleferik.

Compartment : Kısım. Alan. Hücre. Bölüm. Bölge. Bölüntü. Kompartman. Bölme. Kompartıman. Göz.

 

Flatcars : Açık vagon.

Gondola synonyms : gondola car, flat car, car, gondolas.

Gondola ingilizce tanımı, definition of Gondola

Gondola kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A long, narrow boat with a high prow and stern, used in the canals of Venice. A gondola is usually propelled by one or two oarsmen who stand facing the prow, or by poling. A gondola for passengers has a small open cabin amidships, for their protection against the sun or rain. A sumptuary law of Venice required that gondolas should be painted black, and they are customarily so painted now. An elongated car under a dirigible.