Gonid türkçesi Gonid nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gonit.
  • Alg hücreleri.

Gonid ingilizcede ne demek, Gonid nerede nasıl kullanılır?

Gonidium : Gonidyum. Gonidi.

Pycnogonid : Deniz örümceği.

Pycnogonida : Deniz örümcekleri.

Goniatite : Goniatit.

Gonif : Hırsız. (yidiş dilinden gelen) ahlaksız çıkarcı. Hilebaz. Dolandırıcı. Hırsız (argo terim). Ahlaksız fırsatçı. Haksız çıkar sağlayan.

Gonifs : Hırsız. Haksız çıkar sağlayan. Ahlaksız fırsatçı. Dolandırıcı. (yidiş dilinden gelen) ahlaksız çıkarcı. Hırsız (argo terim). Hilebaz.

Absolute agonist : İlaç almaç etkileşmesine ilişkin teorilerden değişik almaç işgal teorisine göre, etkinliğin ölçüsü olarak kabul edilen intrinsik etkinliğinin birim olarak kabul edildiği en etkin ilaç. Tam agonist.

Goniometer : Bir kristal üzerindeki yüzeyler arasında kalan açıları ölçmeye yarayan araç. Goniyometre. Mimar gönyesi. Gonyometre. Gönyemetre. Açıölçer. Açı ölçer.

Goniodysgenesis : İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür. Gonyodisgenezi. Goniyodisgenezis.

 

Goniometry : Gonyometri. Açıları ölçme bilimi. Açıları ölçme kuramı.

İngilizce Gonid Türkçe anlamı, Gonid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gonid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wrongdoer : Haksızlık eden kimse. Haksızlık eden. Suç faili. Günahkar. Kötülük eden kimse. Fail. Suç işleyen kimse.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Nut : Kab. Çatlak. Düşkün. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Kabuklu yemiş. Kaçık. Hayran. Taşak. Cıvata somunu. Eşik.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Orchis : Salep otu. Yabani orkide. Orkide. Orşis. Salepotu. Salepolu. Salep.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Testicle : Erbezi. Er bezi. Husye. Testis. Taşak. Haya.

Gonid synonyms : goniff, bollock, ballock, ganof, endocrine, a cell, abductor muscle, aardwolf, ovotestis, abiotic factor, a site, ovary, sex gland, ganef, testis, offender, abo blood groups system, egg, ball, endocrine gland, a chromosome, a protein, aardvark, abiotic environment, ductless gland.