Wrongdoer türkçesi Wrongdoer nedir

  • Haksızlık eden kimse.
  • Fail.
  • Suç faili.
  • Haksızlık eden.
  • Günahkar.
  • Kötülük eden kimse.
  • Suç işleyen kimse.

Wrongdoer ingilizcede ne demek, Wrongdoer nerede nasıl kullanılır?

Wrongdoers : Günahkar. Haksızlık eden kimse.

Wrongdoing : Kötülük. Görevi suistimal. Kanuna ayıkırı uygulama. Suç. Vazifeyi suistimal. Günah işleme. Haksızlık. Günah. Haksızlık etme. Kabahat.

Wrongdoings : Kötülük. Günah. Haksızlık etme. Görevi kötüye kullanma. Kanuna ayıkırı uygulama. Günah işleme. Görevi suistimal. Haksızlık. Vazifeyi suistimal. Kabahat.

Financial wrongdoings : Parasal kaynakların yasadışı bir tarzda yönetilmesi. Finansal günah. Finansal haksızlık.

Wrong assumption : Yanlış tahmin. Yanlış varsayım. Hatalı öngörü. Hatalı varsayım. Yanlış hipotez.

Wrong foot : Hazırlıksız yakalamak. Kontrpiyede bırakmak.

Wrong headedly : Yanlış bir fikirle. İnatçı bir şekilde. Hatalı bir şekilde. Yanlış bir düşünceyle. Dik kafalı bir şekilde.

Wrong doer : Suçlu. Suç işleyen kimse. Günahkar. Yanlış yapan. Hata yapan kimse.

Wrong example : Yanlış örnek. Yanlış numune.

Wrong packet : Yanlış paket.

İngilizce Wrongdoer Türkçe anlamı, Wrongdoer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrongdoer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Procurer : Astik. Muhabbet tellalı. Sağlayan kimse. Tedarik eden. Dasnik. Pezevenk. Alfons. Pezo. Kadın satıcısı. Bulan kimse.

Makers : Bono imzalayan kimse. Yapan. Yaratan.

Malefactresses : Cani. Suçlu.

Evil : Dert. Şanssız. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Kötü. Günah. Uğursuz. Yermek. Canavar. Musibet.

Evil hearted : Art niyetli. Kötü niyetli. Fena. Adi. Kötü kalpli. Kötü.

Eviler : Fenalık. Şer. Fena. Kötü. Zarar. Keder verici. Dert. Bela. Günah.

Committer : Zina eden. Hata yapan kimse. Vaat eden kimse.

Barrator : Baratarya suçunu isleyen kimse. Baratarya suçunu işleyen kimse. Nifak yoluyla huzursuzluk yaratan şahıs. Sürekli olarak mahkemeye başvuran şahıs. Asayişi bozan kimse. Baratarya suçlusu.

Law breaker : Kanuna karşı çıkan kimse. Kanunu ihlal eden kimse. Kanuna muhalif kişi.

Pettifogger : Kötü şöhretli avukat. Aşağılık küçük avukat. Aşırı titiz kimse. Ufak işlerle uğraşan tip. Madrabaz avukat. Ayrıntılarla çok uğraşan kimse. Safsatacı. İş simsarı.

Wrongdoer synonyms : pandar, goniff, maltreater, nonattender, ganof, abuser, transgressor, sinner, malefactor, fallen, reversionist, deceiver, usurper, wronger, agent, rascals, guiltier, mischiefmakers, miscreant, molester, malefactors, evilest, doers, supplanter, culprits, slicker, evildoers, evil doer, iniquitous, assailant, offender, principals, ponce.

Wrongdoer zıt anlamlı kelimeler, Wrongdoer kelime anlamı

Wrongdoer antonyms : good person.

Wrongdoer ingilizce tanımı, definition of Wrongdoer

Wrongdoer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who injures another, or who does wrong.