Makers türkçesi Makers nedir

Makers ile ilgili cümleler

English: Thus, the ethical issue remains: Should cigarette makers be allowed to target global markets?
Turkish: Bu yüzden, etik sorun devam ediyor: sigara üreticilerine hedef küresel pazarlara izin verilmeli mi?

English: The floor was strewn with party favors: torn noisemakers, crumpled party hats, and dirty Power Ranger plates.
Turkish: Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.

English: Troublemakers rarely become model citizens.
Turkish: Başbelaları nadiren model vatandaşlar olurlar.

English: The true makers of history are the masses.
Turkish: Tarihin gerçek yapımcıları kitlelerdir.

Makers ingilizcede ne demek, Makers nerede nasıl kullanılır?

Film makers : Film yapımcısı. Sinemacı.

Policy makers : Karar alıcılar. Siyasete yön verenler. Şirket yöneticileri veya hükümet yetkilileri. Politika oluşturucular. Politikayı belirleyenler.

Bedmakers : Yatak yapıcı. Yatak yapan. Yatak yapan kimse.

Boilermakers : Purdue üniversitesi'nin (abd) spor takımlarının adı. Kazancı.

Bookmakers : Bahisleri kabul eden bayi. Bahis acentesi. Bahis paralarını toplayan. Kitapçı. Bahisci. Bahisçi. Bahis defteri tutan. Müşterek bahisçi. Bahis düzenleyen kimse. İddia bayii.

 

Lawmakers : Kanuni. Kanun yapıcılar. Kanun yapıcı.

Haymakers : Harmancı. Saman makinesi. Patoz. Çok güçlü bir yumruk. Tınaz makinesi. Balyoz gibi bir yumruk. Nakavt eden yumruk. Tırpancı.

Filmmakers : Sinema yapımcısı. Film yapımcısı. Sinema filmi yapan veya yöneten kimse. Film yapımcıları. Film yapan kimse.

Homemakers : Ev hanımı. Ev kadını. Aile kuran kimse.

Hatmakers : Kadın şapkacısı. Meslek olarak şapka üretimi yapan kimse. Şapkacı.

İngilizce Makers Türkçe anlamı, Makers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Makers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Legislative council : Yasama kurulu. Meclis üyelerinin katıldığı idari grup. Yasalar çıkaran kongreye ait komite (abd).

Executers : Başaran. Hükmü infaz eden. Gerçekleştiren kimse. Yapımcı. İcra eden. Gerçekleştiren. Üstesinden gelen. Uygulayan kimse. İdam eden. Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan.

Maker : İmzalayan kimse. Keşideci. İmalatçı. Yapıcı. Yapımcı.

Legislature : Millet meclisi. Kanun yapıcı meclis. Kanunları koyan makam. Yasama meclisi. Parlamento. Teşri organı. Yasama organı.

Performer : Oyuncu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Yorumlayan oyuncu. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanatçı. Artist. Müzisyen. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse. İcracı.

Executer : Başaran. İdam eden. Gerçekleştiren. Hükmü infaz eden. Üstesinden gelen. Tatbik mevikiine koyan yürürlüğe koyan. Gerçekleştiren kimse. Yapımcı. İcra eden.

 

Agency : Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acentelik. Aracılık. Faaliyet. Acente temsilciliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Tecimyerlik. Acente. Temsilci.

Mongers : Çıkaran. Tacir. Tablacı. Esnaf. İşportacı. Perakendeci tüccar. Yapıcı. Seyyar satıcı. Tüccar.

Created by : Oluşturan. Tarafından oluşturulmuş.

Makers synonyms : united states congress, legislative body, u.s. congress, perpetrators, indulgers, duma, doer, us congress, generating, actor, government, creators, diet, doers, principals, legislative assembly, the maker, perpetrator, senate, performing, general assembly, creator, congress, assembly, parliament, authorities, wrongdoer, principal, indulger, regime, house, culprit, operated.