Goof up türkçesi Goof up nedir

  • Bozmak.
  • Aptalca bir hata yapmak.
  • Becerememek.
  • Karizmayı çizdirmek.
  • Yüzüne gözüne bulaştırmak.
  • Altüst etmek.
  • Aptalca bir hata yaparak işi bozmak.

Goof up ingilizcede ne demek, Goof up nerede nasıl kullanılır?

Goof : Aptalca bir hata yapmak. Becerememek. Aptalca davranmak. Hata yapmak. Aptalca hata. Hata. Pot. Pot kırmak. Gaf. Bozmak.

Goof off : Aylaklık etmek. Boş boş oturmak. (amerikan argosu) tembellik yapmak. Haylazlık etmek. Tembellik yapmak. Boşa zaman harcamak. Boşa vakit harcamak. Hiçbir şey yapmamak (örneğin, okul tatil olduktan sonra evde oturup hiçbir şey yapmamayı düşünüyorum).

Goofball : Mankafa. Uyku ilacı. Aptal. Uyku hapı. (argo terim) yatıştırıcı. Ahmak. Yatıştırıcı. Aptal veya salak kimse. Aptal insan. Sakinleştirici.

Goofballs : Sakinleştirici. Uyku hapı. Mankafa. Aptal insan. Aptal. Yatıştırıcı. (argo terim) yatıştırıcı. Aptal veya salak kimse. Ahmak. Uyku ilacı.

Goofed : Aptalca davranmak. Pot kırmak. Bozmak. Hata yapmak. Gaf yapmak. Becerememek.

İngilizce Goof up Türkçe anlamı, Goof up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goof up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fluffing : Hav (halıdan veya kumaştan dökülmüş). Kötü atılım. Kuş tüyü. Berbat etmek. Kabartmak. Yanlış. Söyleyeceği sözü unutmak. Kabartmak (tüylerini veya saçını).

 

Botch : Kötü yapılmış iş. Berbat etmek. Yalapşap yapmak. Baştan savma yapılmış şey. Yamalamak. Baştan savma onarmak. Baştan savma yapmak. İçine etmek.

Affects : Yaşamak ( de). Taslamak. Sevmek. Hoşlanmak. Numarası yapmak. Tutmak. Üzmek. Sarsmak. Dokunmak.

Boggled : Ürkütmek. Ürkmek. Şaşırtmak. Yanaşmamak. Duralamak. Çekinmek. İrkilmek. Korkmak.

Alloy : İki ya da daha çok metalden, kimi durumda da metallerle c,p, te gibi öğelerden oluşan metal görünümünde katı ya da sıvı karışım. İki ya da daha çok metalin birlikte eritilmesi sonucu oluşan katı karışım. Alaşım yapmak. Değerini düşürmek. Fizik, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok madenin birleşim ya da karışımından elde olunan özdek. Birbirine karıştırmak. Alaşım. Alaşımlamak.

Lose face : Yüzü kalmak. Rezil rüsva olmak. Bozum olmak. Mahçup olmak. Saygınlığını yitirmek. Bozulmak. Yüzü kalmamak. Şerefini kaybetmek. İtibarını kaybetmek.

Bedeviling : Delirtmek. Kafasını karıştırmak. Çileden çıkartmak. Şaşırtmak.

Busts : Vurmak. Mahvetmek. Patlatmak. İflas etmek. Batmak. Kırmak. Tutuklamak. İflas ettirmek. Parçalamak.

Adulterates : Yabancı madde katmak. Hileli. Hile katmak. Karıştırmak. Değerini düşürmek. Saflığını bozmak. Yabancı madde karıştırarak. Karışık. Seyreltmek.

Agitate : Kışkırtmak. Çalkalanmak. Yaygara koparmak. Galeyana getirmek. Propaganda yapmak. Dalgalandırmak. Telaşlandırmak. Acı vermek. Çalkalamak. Tahrik etmek.

Goof up synonyms : bollixes, botched, busted, bollixing, botches, depolarise, fluffed, crab, abash, boggle, crabbing, addlings, bollix, agitates, bungles, bedevilled, bungled, bungle, adulterate, bedevilling, bedevils, depolarize, abolishes, addling, boggles, busting, abashes, bust, fluff, botching, bedevil, bollixed, addles.