Governing türkçesi Governing nedir

Governing ingilizcede ne demek, Governing nerede nasıl kullanılır?

Governing body : Yönetim kurulu. Yönetim birimi.

Governing council : Yönetim kurulu. Başta yönetmen, yönetmen başyardımcısı ve öteki yardımcılar olmak üzere bir eğitim kurumunun yönetim sorumluluğunu taşıyan kimselerden oluşan kurul.

Governing council of faculty : Fakülte yönetim kurulu. Dekanın başkanlığında, öğretim görevi başında bulunan bir önceki dekanla, dekan yardımcılarından, fakülte kurulunca üç yıl için seçilecek üç profesör ve iki doçent ile bir asistan temsilcisinden oluşan, tüzük ve yönetmelik hükümlerinin ve fakülte kurulu kararlarının yerine getirilmesini sağlayacak önlemleri almakla görevli kurul.

Governing council of university : Üniversite yönetim kurulu. Rektörün başkanlığında, öğretim görevi başında bulunan bir önceki rektörle, rektör yardımcılarından, fakülte dekanlarından ve doğrudan doğruya üniversiteye bağlı yüksek okul yönetmenlerinden oluşan; yasa, tüzük ve yönetmelik hükümleriyle senato kararlarının uygulanmasını sağlayan önlemleri almakla görevli kurul.

Self governing authority : Otonomi ile alakalı konuları yönlendiren otorite. Otonom devlet. Kendi kendini yöneten otorite.

 

Misgoverning : Kötü idare etmek. Kötü yönetmek.

Governer : Akım, gerilim, salınım, hız, güç, basınç vb. bir çalışma öğesini belirli düzeyde tutabilen ya da belirli bir kurala göre değiştirebilen aygıt. Düzenleyici.

Govern : Kontrol etmek. İdare etmek. Hükmetmek. Mürebbiyelik yapmak. Yönetmek. Frenlemek. Almak (dilbilgisi terimi). Hüküm sürmek. Etkilemek. Çevirmek.

Governableness : Yönetilebilir olma niteliği. İdare edilebilirlik.

Governable : İdare olunabilir. Ayar edilebilir. İdare edilebilir.

İngilizce Governing Türkçe anlamı, Governing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Governing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facilitator : Kolaylaştırıcı. Kolaylaştıran. Bir şeyi hızlandıran ve gerçekleşmesine yardım eden kimse. Teşvik ederek destekleyen kimse veya şey.

In the ascendent : Etkin olan. Egemen olan.

Fundamental : Temel ilke. Temel. Temel şeklinde. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses. En gerekli. Asli. Temelli. Belli başlı. Esas.

Hegemonic : Liderlik ve otorite uygulayan. Baskın. Üstün. Hegemonyacı. Hegemonik.

Sovrans : Hükümdar. Egemen güç.

Essential : Gerekli. Ç.gerekli şeyler. Başlıca. Önemli. Esaslı. Esas. Zorunlu. Asli. Esas özellik.

Misgovernment : Beceriksiz idare. Kötü idare. Kötü yönetim.

Enactor : Buyuran. Oynayan. Kanunla düzenleyen. Kamulaştıran. Kararname çıkaran. Karar veren. Harekete geçiren. Rol olarak canlandıran.

Dominant : Hükümran. Başat. Egemen. Galip. Baskın. Üstün. Dominant. Hakim. Baskın karakter.

Governing synonyms : trust busting, government activity, dirigent, broader, wielder, bows, helm, in the ascendant, dom, rife, capital, beans, imperious, suzerains, archest, prevalent, command, lawmaking, capita, managing, governance, gubernation, anas, broadest, cen, regnant, directing, presider, guidings, basic, guiding, arterial, ctrl.

 

Governing zıt anlamlı kelimeler, Governing kelime anlamı

Subordinate : Ast. Birinin emri altına koymak. Tabi kılmak. İkinci dereceye koymak. Alt. Daha az önemli saymak. Bağlamak. Madun. Tali bir hale koymak. İkincil.

Unfree : Özgürlüğü iptal etmek. Özgür veya serbest olmayan. Tekrar yakalamak.

Governing ingilizce tanımı, definition of Governing

Governing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A governing party in a state. Controlling. As, a governing wind. Prevalent. Holding the superiority.