Governer türkçesi Governer nedir
- Düzenleyici.
- Akım, gerilim, salınım, hız, güç, basınç vb. bir çalışma öğesini belirli düzeyde tutabilen ya da belirli bir kurala göre değiştirebilen aygıt.
Governer ingilizcede ne demek, Governer nerede nasıl kullanılır?
Air brake governer : Havalı durduraç dizgelerinde ön ve arka tekerleklerde durduraç etkinliğini ayarlayan aygıt. Havalı durduraç düzenleyicisi.
Governed : Yönetilen. Hükmetmek. Frenlemek. Mürebbiyelik yapmak. Kontrol etmek. İdare edilen. İdare etmek. Almak (dilbilgisi terimi). Düzendeş. Hüküm sürmek.
Governess : Mürebbiye.
Governesses : Mürebbiyeler. Mürebbiye. Eğitici kadın. Özel hoca. Dadı.
Misgoverned : Kötü idare etmek. Kötü yönetmek.
Governableness : İdare edilebilirlik. Yönetilebilir olma niteliği.
Ungoverned : Kendini kontrol edemeyen. Kendine hakim olamayan.
Governing body : Yönetim kurulu. Yönetim birimi.
Governability : Yönetilebilme olanağı. Düzenlenebilme olanağı. Hükmedebilirlik. Kontrol edilebilme olanağı. Yönetilebilirlik.
Governing council : Yönetim kurulu. Başta yönetmen, yönetmen başyardımcısı ve öteki yardımcılar olmak üzere bir eğitim kurumunun yönetim sorumluluğunu taşıyan kimselerden oluşan kurul.
İngilizce Governer Türkçe anlamı, Governer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Governer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Politician : Çıkarcı politikacı. Politikacı. Devlet adamı. Siyaset adamı. Siyasi. Siyasetçi.
Collators : Dizici. Karşılaştıran kimse. Kitapları denetleyen ve karşılaştıran kimse.
District : Nahiye. Mahalle. Sancak. Kesim. İlçe. Kaza. Semt. Bölgelere ayırmak. Yöre. Bucak.
Regulate : Ayarlamak. Düzene sokmak. Düzeltmek. Düzenleme yapmak. Ayar etmek. İşleyişini regüle etmek. Düzenlemek. Çalışmasını regüle etmek. Denetim altına almak.
Regularize : İntizama koymak. Yasallaştırmak. Resmileştirmek. Düzene koymak. Devamlılık kazandırmak. Usule uydurmak. Düzenlemek. Düzenli olarak yapmak. Resmiyet kazandırmak.
Satrap : Sömürge yöneticisi. Pers valisi. Eski perslerde il yöneticisi. Satrap.
Order : Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ismarlama. Usul. Tabaka. Sıralamak. Sıraya koymak. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Söylemek. Emir. Sipariş vermek.
Designator : İşaretleyici. Belirtici.
Governor general : Genel vali (amerikan ingilizcesi). Genel vali.
Compensator : Mafsallı kompanzatör. Kompansatör. Denkleme transformatoru. Tazmin eden. Zamin. Tavizci. Dengeleyici. Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt.
Governer synonyms : make up one's mind, collator, coordinating, centralizers, eparch, determine, coordinators, proconsul, amender, viceroy, decide, zone, standardize, compensators, nabob, nawab, amenders, military governor, arranger, coordinator, vicereine, regularise, centralizer, arrangers, standardise, designators, assistant stage manager, bey.
Governer zıt anlamlı kelimeler, Governer kelime anlamı
Deregulate : Hükümet kontrolünden çıkarmak. Kısıtlamaları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Devlet denetimini azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak.
Irregular : Başıbozuk (asker). Düzgün olmayan. Kuraldışı. Çarpık. Kuralsız. İntizamsız, düzensiz. Düz olmayan. Asimetrik. Başıbozuk.

Bu kısımda Governer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Governer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Governer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Governer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.