Onarıcı nedir, Onarıcı ne demek

  • Onarma işini yapan kimse.
  • Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde

"Onarıcı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onarıcı, her el attığı yerden ahlarla vahlarla çıkıyordu." - M. İzgü

Tarih'teki anlamı:

Bostancı ocağına bağlı olup saray ve yapıların onarımı ile görevli kişi.

İngilizce'de Onarıcı ne demek? Onarıcı ingilizcesi nedir?:

repairman

Osmanlıca Onarıcı ne demek? Onarıcı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

meremmetçi

Onarıcı kısaca anlamı, tanımı:

Onarıcılık : Onarıcı olma durumu.

Onarma : Onarmak işi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hasar : Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.

Hücre : Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.

Canlı : Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Canı olan, diri, yaşayan.

 

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey.